Rabbimizden razı olduğu ve kabul ettiği kâmil iman ve o imanın gereği olan Salih amel, ibadet ve itaatle birlikte sıhhat, afiyet ve ferahlık duası, te mennisi ve niyazı ile sizi, kalbî muhabbetlerimle selâmlıyorum:
CUMA GÜNÜMÜZ HAYIR VE BEREKETLERLE DOLU, MÜBAREK OLSUN. ÂMİİİNN
RAMAZAN GÖNÜLLERE ŞİFA ÜMMETE VAHDET
Rahmet ve mağfiret ayı Ramazan-ı şerifin gölgesi üzerimize düştü. Önümüzdeki Perşembe günü bu kutlu ayın ilk gününü idrak edeceğiz. Ramazan-ı şerif, bize Kur’an-ı Kerim’le gelir. Yüce Rabbimizin buyurduğu üzere:
“Ramazan ayı öyle bir aydır ki, onda Kur’an-ı Kerim, insanlara sırf bir hidayet ve Hakk’a ileten dosdoğru yolun ve hak ile batılı ayırt eden hükümlerin apaçık delilleri olarak in¬dirildi...”
Evet, hayat rehberimiz Kur’an-ı Kerim, yolumuzu aydınlatır. Gönüllerimize şifa, dertlerimize deva olur. Kur’an, bizi şereflendirir. Kötülüklerden bizi korur. Ahlakıyla bizi süsler. Cömertliğiyle bize ikramda bulunur. Şefaatiyle bizi cennete dâhil eder.
Ramazan-ı şerif, bize oruçla gelir. Oruç; bedenimize sıhhat, ruhumuza sekinet, hanelerimize huzur getirir. Oruç; bizi terbiye eder, Cenâb-ı Hakk’ın rızasına yakınlaştırır. Kalplerimizi günah kirlerinden arındırır, bizi takvaya ulaştırır. Yüce Rabbimiz bu hususta şöyle buyurur:
“Ey iman edenler! Oruç tutmak, sizden önceki ümmetler üzerine yazılıp farz kılındığı gibi sizin üzeri¬nize de yazılıp farz kılındı. Bu, öteden beri uy-gulanan ilâhi bir kanundur. Ta ki oruç sebebiyle gü¬nahlardan sakınmanızı, müttekî olmanızı ümid edebilesiniz. Oruç sayesinde nefsinize ve şehvetleri¬nize hâkim olma alışkanlığını elde ederek günahlardan, tehlikelerden sakınıp takva mertebesine erebilesiniz.”
Ramazan-ı şerif, bize rahmetle gelir. Birlik, beraberlik ve kardeşliği, yardımlaşma ve dayanışmayı hatırlatır. Ramazan-ı şerif; yetimiyle öksüzüyle, zenginiyle fakiriyle; genciyle, yaşlısıyla ve çocuğuyla bizleri ümmet kılar. Bizi; akrabalarımız, komşularımız ve ihtiyaç sahibi kardeşlerimizle hemhâl eyler. Aramızdaki sevgi ve dostluğun pekişmesine katkı sunar. Ebu Hureyre (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz:
“Birbirinize hased etmeyin, birbirinize buğzetmeyin, nefret ve düşmanlık beslemeyin, birbirinize arka dönmeyin, sırt çevirmeyin. Ey ALLAH Teâlâ’nın kulları! Kardeş olun.” Buyurur.
Ramazan-ı şerif, bize bereketle gelir. Günahların bağışlandığı sahurla, teheccüdle seherlerimiz nurlanır. Gün boyunca okunan mukabelelerle gönlümüz huzura erer. Ülfet ve muhabbetin kaynağı iftar sofralarıyla evlerimiz, ailemizle birlikte coşkuyla eda ettiğimiz Teravih namazlarıyla camilerimiz şenlenir. Alın teri ile elde ettiğimiz helal kazançlardan verilen sadaka, fitre ve zekâtlar, kardeşliğimizi pekiştirir.
Recep ve Şaban ayı; Regâibiyle, Miracıyla, Beratıyla bizleri nasıl Ramazan-ı şerife hazırladıysa bizler de evlerimizi, işyerlerimizi, camilerimizi ve sokaklarımızı Ramazan-ı şerife hazırlayalım. İyilik kapılarımızı sonuna kadar açalım, gönüllerimizi birbirine yaklaştıralım. Kur’an’ın ilahi mesajlarını hayatımıza yansıtalım. Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan Ramazan-ı şerifin hikmetlerini kuşanalım.
Yazımızı: Ebu Hureyre (R.A.) den rivayet edilen Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin şu hadis-i şerifiyle bitiriyoruz:
“Mübarek ay Ramazan geldi. ALLAH Teâlâ, o ayda oruç tutmayı farz kıldı. Sema kapıları bu ayda açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanların azgınları bağlanır. Bu ayda öyle bir gece vardır ki, bin aydan daha hayırlıdır. Bu gecenin hayrından mahrum kalan bin ayın hayrından mahrum kalmış gibidir.”
Bu duygu ve düşüncelerle bütün Mü’minlerin mübarek Ramazan ayını tebrik ediyor, Ramazan ayını Rabbimizin istediği en güzel bir şekilde değerlendirmelerini, daha nice Ramazan ayına sıhhat ve afiyetle erişmelerini temenni ediyor, bu ulvi ayın Müslümanların birlik, beraberlik ve huzuruna, bütün insanlığın dirlik ve düzenliğine, hidayet, barış ve esenliğine vesile olmasını ALLAH Teâlâ’dan dua ve niyaz ederken, Sevgili Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin ifadesiyle:
“Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem ateşinden kurtuluş” olan Ramazan ayının gönüllerimize huzur, yuvalarımıza bereket, ailemize, ülkemize ve İslâm âlemine hayırlar getirmesini, kılınacak namazları, tutulacak oruçları, okunacak Kur’an-ı Kerim’leri ve yapılacak bütün iyilikleri fazl u keremiyle kabul buyurmasını ALLAH Teâlâ’dan dua ve niyaz ederim.
Mehmet Akif Ersoy’un RAMAZAN’ı ile bitiriyoruz:
Ramazan geldi zamanında bu yıl, hamdolsun,
O, biraz belki azaltır çekilen âlâmı.
Hastalık, zelzele, yangın, karışıklık, kıtlık,
Daha binlerce felaket eziyor İslâm’ı.
“Halk çok azdı da ondan bu belâlar..” deniyor;
Azmayan yok mu, bütün ehl-i sıyam azgın mı?
Kimse, ya Rab, süfehâ onları imhal etme;
Yoksa bir millet-i ma’sûmeyi pâ-mâl etme.
Nesir hali: ALLAH Teâlâ’ya hamd ederiz ki bu yıl Ramazan tam zamanında yetişti. Çekmekte olduğumuz ıztırapları belki biraz azaltır. Hastalık, zelzele, yangın, karışıklık, kıtlık ve daha binlerce felaket Müslümanları ezip durmakta. “Halk çok azdı da bu belalar ondan..,” deniyor, içimizde azmayanlar yok mu, oruçlu olan bütün şu insanlar azgın mı? Ey Rabbim, ne olur, o aşağılık azgınlar kimse, cezalarını bir an önce ver, yoksa masum bir milleti onların yüzünden perişan etme.
Yine Akifin: “RAMAZAN HÜRMETİNE”si.
Yâ Râb, şu muazzam Ramazan hürmetine,
Kaldır aradan vahdete hail ne ise;
Yâ Râb, şu asırlarca süren tefrikadan
Artık ezilip düşmesin ümmet ye’se.
Mâdem ki verdin bize bir rûh-i nevin...
Yâ Râb, daha bir nefha-i te’yîd insin!
Nesir hali: Ramazan hürmetine. Ey Rabb’im, şu muazzam Ramazan hürmetine Müslümanların birlik olmasını engelleyen, ne varsa ortadan kaldır! ALLAH’ım, ne olur, asırlarca devam eden şu dağınıklıklar İslâm ümmetini ezip ümitsizliğe düşürmesin. Ey Rabbim, madem ki bizlere lütfedip yeni bir ruh verdin, onu destekleyen bir nefes daha gönder de artık kurtulalım.
Yorumlar
Kalan Karakter: