Rabbimizden razı olduğu ve kabul ettiği kâmil iman ve o imanın gereği olan Salih amel, ibadet ve itaatle birlikte sıhhat, afiyet ve ferahlık duası, temennisi ve niyazı ile sizi, kalbî muhabbetlerimle selâmlıyorum:
CUMA GÜNÜMÜZ HAYIR VE BEREKETLERLE DOLU, MÜBAREK OLSUN. ÂMİİİNN
İMANLA KENETLENEN GÖNÜLLER BiRLİKTE GÜÇLÜ YARINLAR
İnsanları toplum haline getiren, milletlerin tarih sahnesinde yer almasını sağlayan değerlerden biri de birlik ve beraberlik duygusudur. Yüce dinimiz İslam; sevgi ve saygı içinde kardeşçe yaşamayı, şefkat ve merhametle birbirimize muamele etmeyi emretmektedir. Cenâb-ı Hak:
“Topyekûn, hep birlikte Allah’ın ipine Kur’an-ı Kerîm’e sımsıkı sarılınız. Tefrikaya düşmeyiniz, ayrılıp parçalanıp bölünmeyiniz...” buyurarak; ayrılığı, kardeşlik bağlarını koparmayı, birbirimizden ilgi ve alakayı kesmeyi yasaklamaktadır.
Birlik ve beraberliğimizin en güzel tezahürü vatan sevgisinde ortaya çıkmaktadır. Zira vatan; tarihimizdir, kültürümüzdür, geçmişimizdir, geleceğimizdir. Hürriyetimiz için her türlü sıkıntıya göğüs gerdiğimiz cennet yurdumuzdur. Uğruna canını veren aziz şehitlerimizin ve cepheden cepheye koşan kahraman gazilerimizin bizlere bıraktığı en kıymetli emanettir.
Birlik ve beraberliğimizin, hürriyet ve bağımsızlığımızın sembolü ise şanlı bayrağımızdır. Ay yıldızlı bayrağımızın dalgalandığı yerde zulme ve zalime, korkuya ve kedere geçit yoktur. Bizler; rengini şehitlerimizin kanından alan bayrağımızı başımızın üstünde tutmayı şeref bildik. En mutlu günlerimizi onun gölgesinde yaşadık. Onu gördüğümüz her yerde huzur bulduk. Bayrak şairimiz, içimizde yeşerttiğimiz bu duyguları ne de güzel ifade etmiştir:
Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,
Işık ışık, dalga dalga bayrağım!
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
Birlik ve beraberliğimizin en güçlü göstergelerinden biri de afet günlerinde ve zor zamanlarda gösterdiğimiz yardımlaşma ve dayanışma ruhudur. Nitekim üç yıl önce bugün, hepimizi derinden sarsan iki büyük deprem yaşadık. Her zaman olduğu gibi o gün de omuz omuza verdik. Enkazdan kurtulan her bir kardeşimiz için birlikte sevindik. Hayatını kaybeden her bir canımız için aynı hüznü yaşadık. Rabbimizin inayeti, devletimizin iradesi ve milletimizin kenetlenmesiyle yaralarımızı sardık. Aşımızı ve evimizi paylaşarak acılarımızı dindirdik. Numan b. Beşir (R.A.) den rivayet edilen Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz
“Birbirlerini sevmekte, birbirlerine merhamet etmede, acımada ve birbirlerine şefkat gösterme hususunda Mü’minlerin örneği bir vücud, bir beden gibidir. Ondan bir organ hastalanırsa, vücudun diğer organları uykusuzluk, ateş ve rahatsızlık hususlarında ona katılırlar.” hadis-i şerifini yaşayan şahitleri olduk.
Bugün bize düşen; birlik ve beraberlik ruhunu hayatımızın her alanına taşımaktır. Sevgili olarak Peygamberimiz Hz.Muhammed Mustafa (S.A.V.) efendimizin, Ebû Musa el-Eş’arî (R.A.) den rivayet edilen:
“İslâm Cemiyetinde, Mü’minin Mü’mine karşı durumu, bağlılığı, birbirini desteklemesi: Taşları birbirine kenetli yalçın duvar, bir binanın tuğlaları gibi¬dir. Birbirini sımsıkı kenetleyip tutar. Sonra Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, bunu açıklamak için, iki elinin parmaklarını birbiri arasına geçirerek kenetledi. hadis-i şerifleri gereğince ellerimizi ve gönüllerimizi birbirine kenetlemektir. Aramızdaki muhabbeti diri tutmak, kardeşlik bağlarımızı daha da güçlü kılmaktır. Unutmayalım ki, aynı inanç ve idealler etrafında, bu cennet vatan üzerinde, ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde bir ve beraber olduğumuz müddetçe aşamayacağımız hiçbir engel, üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir zorluk yoktur. Bu vesileyle Kahramanmaraş merkezli depremler başta olmak üzere yaşadığımız afetler sebebiyle ahirete irtihal eden kardeşlerimize, mukaddes değerlerimiz uğruna canını feda eden şehitlerimize Cenâb-ı Hak’tan rahmet diliyoruz. Memleketimizi, aziz milletimizi ve bütün insanlığı her türlü afetten, fitne ve fesadın şerrinden muhafaza etmesini Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz.
Yorumlar
Kalan Karakter: