Yaradan yarattığı insanın iradesine müdehale etmemiş, özgürce yaşamasına izin vermiştir. Akıl vermiş, izan vermiş, doğruyu ve yanlışı göstermiştir. Onu sevgi, merhamet, vicdan, yardımlaşma, paylaşma gibi yüce duygularla donattığı gibi; zalimlik, gaddarlık, bencillik, çekememezlik vs. gibi adi özelliklere de yatkın olarak yaratmıştır. Doğruyu, yanlışı, hakkı ve batılı tam olarak ve net bir şekilde ortaya koymuş, herkese kendi seçimini yapma hakkı tanımıştır. Tabiri caizse kuluna: Seni yaratılmışların en şereflisi olarak yarattım ama şerefli ya da şerefsiz yaşama tercihini sana bıraktım demiş.
eğerli okurlarım, dünyada insana en büyük değeri veren İslam dinidir. İslam, insanın yaşam biçimini tayin eden ilkeler bütünüdür. Dünyada var olan beşeri sistemlerin tamamı birleşse, İslam’ın insana vermiş olduğu değerin yüzde birini bile veremezler. Çünkü İslam insanın kötü olmasını kesinlikle istemez. Şer olan herşeyin karşısında olur. Onu mutlak hayra yönlendirir.
İslami sistemde insanlar biribirlerinin kardeşidir. Herkes eşittir. Kimse kimseden ırkı, mevkisi, makamı, statüsü ve gücu bakımından üstün değildir. Yalancılık, riyakarlık, hırsızlık, rüşvetçilik, nesli yok eden zina, aileleri dağıtan kumar, insanlığı yok eden uyuşturucu, alkol ve benzeri pisliklerin tamamını kesinlikle ve samimiyetle yasaklanmıştır. Onların sızacağı tüm delikleri kapatılmıştır.
Özellikle ülkemizde ahlaki bir çöküntü yaşanmaktadır. Siyasi liderler de bu olumsuzluğun farkında olduklarını deklare etmektedirler. Güya cezai müeyyidelerle bu pisliklerden toplumu kurtarmayı planladıkları görülüyor. Yani bataklığı kurutacaklarına sivrisinek öldürmenin çözüm olduğunu zannetmektedirler. İşin gerçeği tüm varlıklarını adasalar bile bu pisliklerin sızacağı delikleri kapatamazlar. Çünkü İslam’ı olmayanın bu pisliklere karşı duracak imkanı da yoktur. Kurtuluşun sadece İslam’da olduğu gerçeğine iman etmedikleri taktirde, başarı şansları olamaz. Allah’a ve ilkelerine samimiyetle inanıp teslim olmanın yerine, bilime iman etmeyi yerleştirdikleri için iki yakaları bir araya asla gelemez. Çünkü bilim, kardeşlik ikame edemez, uyuşturucu müptelalığını önleyemez, ahlak, namus, karakter inşa edemez. Eğer İslam insanlara doğru bir şekilde anlatılır ve İslam’ı doğru şekilde tanıma imkanı bulunursa şüphesiz olarak ‘’hak gelir, batıl da zail olur.’’
Kafirler İslam’a amansız şekilde düşmandırlar, çünkü İslam’ın gelişi onların sonu demektir. İnsan anlayışı, İslam’ın temel taşıdır. Herşey insan içindir. Yüce yaratıcı tüm kainatı insanın emrine tahsis etmiştir. İnsani ve İslam’i değerler, bir bütünün iki ayrı parçalarıdır. Bunlar birleştiği zaman insan Allah’ın halifesi olarak kainatın geçici sahibi olduğunu anlar. Aksi halde kendini mülkün sahibi olarak görmeye başladığında azılı bir canavara dönüşür.
Günümüzde korkunç şeyler oluyor. Başta İsrail’in Gazze zülmü olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerinde insana karşı canice, vahşice ve canavarca yapılan davranışların temel nedeni, insani ve İslam’i değerlerden uzak olunmasından kaynaklanmaktadır.
Güncel bir örnekle; günlerdir tv kanallarında yayınlanan sağlık personeli bir hemşirenin üç günlük bir yavruya yaptığı vahşete şahit olduk maalesef. Gördük ki bunlar, tüm değerlerini yitirmiş, insan görünümlü canavara dönüşmüşler. Şerefli yaratılan insanın bu kadar aşağılık, şerefsiz ve zavallı bir duruma düşmesi çok acıdır, üzüntü vericidir.
Andolsun biz, cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık. Bunların kalpleri vardır ama onlarla kavrayamazlar; gözleri vardır ama onlarla göremezler; kulakları vardır ama onlarla işitemezler. Onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.( A’raf 179)
Saygılarımla
İDRİS ORTAKAYA
Yorumlar
Kalan Karakter: