İdris ORTAKAYA

İdris ORTAKAYA


DÜŞMANLIĞIN BU KADARINA PES DOĞRUSU!.

03 Nisan 2020 - 16:30

PKK’nın ve FETÖ’nün Devletimize düşman olması normaldir.
            Çünkü bu iki örgüt Türkiye düşmanlarınca organize edilmiş, tek amaçları Türkiye Devletini yıkmak olan, kin ve nefretlerini tatmin etme fırsatı bulamamış zavallılardır.
Bunlara söylenecek bir şey yok.
            Gelelim, ana muhalefet partisine… Bu siyasi parti, Türkiye Devletini yönetmeye talip bir siyasi organizasyondur.
Bu konuda hem fikiriz…
Hayretle izliyorum ki bu siyasi organizasyon, ne yazık ki Türkiye Düşmanı örgütlerin denetimine girmiş bir yapıyı muhafaza etmekte…
FETÖ’nün kaset genel başkanı, çok özel ve seçme bir kadro oluşturdu.
Oluşturduğu kadro elemanları, FETÖ ve PKK militanlarından daha etkin görev yapmaktadırlar.
Tamamı provokatör…
Tamamı kin kusmakta…
Sanki beyinleri başkaları tarafından kontrol edilmektedir.
            Bunlardan bir kaç örnek verelim.
Grup başkan vekillerinden bir: "Bu hükümet dünyanın en iyi ve en doğru işini yapsa bile, biz iyi bir iş yaptı demeyiz… Çünkü bizim görevimiz hükümeti kötülemektir” diyerek, içindeki kin ve nefreti kusmaktadır…
Bir diğer başkan vekili: "Türkiye Büyük Millet Meclisi Kürsüsünden, Türkiye Cumhuriyeti’nin Devlet başkanına ağza alınmayacak küfürler ve hakaretler etmiştir".
Bir başkası, Halk TV’de: "Maliye bakanına tehditler savurarak, bizim belediyelerin paralarını derhal ödeyiniz. Sakın kesinti yapmayınız. Biz gelen bu paraları halkımıza dağıtacağız. Eğer göndermezseniz iki üç ay sonra sosyal patlama olacak"  sözleriyle, adeta bir mahalle kabadayısı pozisyonunda davranış sergilemiştir.
Bir diğeri, Koronavirisün gelmesini sevinçle karşılayan bir alçak. Attığı bir twit ile: "Altı ay sürebilir. Erdoğan’ın ekonomisi bu süreye dayanamaz. Türkiye ekonomik olarak batar ve Erdoğan gider… Ülke batsın, yeter ki Erdoğan gitsin” sözleriyle algı oluşturmanın peşinde…
 Bir başkası: "Erdoğan, üçüncü hava alanını ben yaptım diyorsa, koronavirüsü de o getirmiştir" diyecek kadar acziyet içinde…
"Türkiye Suriye ile savaşırsa, ben Suriye’den yana olacağım" diyen hainlere denilebilecek bir şey bulamıyorum…
"Türkiye açık ceza evidir. Tatil için sakın Türkiye’ye gelmeyiniz. Türkiye’de can ve mal güvenliği yoktur" diyerek Avrupa ülkeleri halkına mesajlar ileten deyyuslara ne demeli? Devleti yıkmaya yönelik bu eylemlere karşı, Devlet in doğal savunma sistemi devreye girerek bu ağzı salyalı ve aşısız mahlûkatları karantinaya alabilecek güçte olduğunun farkında değildirler.
Tüm bunlar bir köşe yazısı konusu olmaktan öte adeta kitap oluşturacak mahiyette açıklamalar…
Bunları aklımızın bir yerine not edip şimdi başka bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum.
            Avrupa birliği uyum yasaları bağlamında 2012 yılında imzaladığımız İstanbul Sözleşmesi, bir utanç belgesidir, aslında…
            Türk, örf ve adetlerine uygun olmayan bu belge ile aile içi şiddet artmış, Türk aile yapısı önemli derecede zedelenmiştir.
            Unutmayalım ki, bir Milleti yok etmenin yolu, O Milletin kültürel anlamda yok edilmesinden geçmektedir. Evin babası, karısına, kızına hiç bir şey söyleyemiyor. Namusuna sahip çıkamıyor. Ergenlik çağına gelmemiş kızının erkek arkadaşları ile dolaşmasına izin vermemesi halinde, kız emniyete başvurarak koruma kararı istiyor. Koruma kararı alındığında da baba evden uzaklaştırma cezası alıyor. Bin yıllık bir aile geleneğimiz yetmiş yıllık bir Avrupa birliğinin ahlaksız ve aile düzenimizi bozan yasalarına feda edilmektedir. Umarım iktidar bu yanlışından bir an önce döner.
            Hem dışarıdan, hem de içeriden “mevcut yapıyı bozmak için” çalışanların olduğunu artık net olarak biliyoruz…Muhalefet partilerinin bu konu ile ilgili bir itirazlarına şahit olan var mı? Olmazlar? Çünkü onlar bu büyük organizasyonun " YAPI TAŞLARIDIR.” Ağa babalarının istekleri yerine getirilmiştir.
 
 
İdris ORTAKAYA
 

Bu yazı 525defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum