ABD ve İsrail’in İran’a yönelik şubat ayının sonunda başlattığı savaş, müzakere ile kara harekâtı seçenekleri arasındaki ikileme sıkışmış durumda. ABD Başkanı Donald Trump, dün önce Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada İran’daki üst düzey yönetim kadrolarının büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini iddia ederek, Tahran’da rejimin değiştiğini öne sürdü. İran yönetiminin ciddi kayıplar verdiğini öne süren Trump, “Daha önce kimsenin muhatap olmadığı farklı insanlarla görüşüyoruz. Bu tamamen farklı bir liderlik” diyerek Tahran ile anlaşmanın yakında gerçekleşebileceğini söyledi.
TEHDİTLERİ SIRALADI
Anlaşmanın yakında gerçekleşeceğini söyledikten saatler sonra sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda bu kez daha sert konuşan Trump, İran’daki askeri operasyonları sona erdirmek için yeni ve daha makul bir rejimle ciddi görüşmeler yürüttüklerini belirterek, “Büyük ilerleme kaydedildi ancak herhangi bir nedenle kısa sürede bir anlaşmaya varılamazsa, ki büyük ihtimalle varılacaktır ve Hürmüz Boğazı derhal ticari geçişlere açılmazsa, İran’da şu ana kadar bilerek dokunmadığımız tüm elektrik üretim tesislerini, petrol kuyularını, Hark Adası’nı ve su arıtma tesislerini havaya uçuracağız” uyarısında bulundu. ABD Başkanı, tüm bunların eski rejimin 47 yıllık ‘terör saltanatı’ boyunca öldürdüğü çok sayıda insanın intikamı olacağını savundu. Trump, sürdürülen müzakereleri öne sürerek İran’a verdiği mühleti 6 Nisan’a kadar uzatmış, aksi takdirde ülkenin daha önce hedef alınmayan enerji altyapısını vuracaklarını duyurmuştu.
‘PETROLÜ ALMAYI ÇOK İSTERDİM’
Trump, önceki gün Financial Times’a verdiği röportajda da “Dürüst olmak gerekirse, İran petrolünü almayı çok isterdim. Ancak ABD’deki bazı aptal insanlar ‘neden bunu yapıyorsun’ diyor ama onlar aptal insanlar” ifadesini kullandı. “Belki Hark Adası’nı alırız, belki almayız. Çok sayıda seçeneğimiz var. Bu aynı zamanda orada bir süre kalmamız gerekeceği anlamına da gelir” diyen Trump, adadaki İran savunmasının durumuyla ilgili de “Herhangi bir savunmaları olduğunu düşünmüyorum. Çok kolay alabiliriz” şeklinde konuştu.
Bu arada Trump, New York Post’a yaptığı açıklamada da “İran Meclis Başkanı Kalibaf’ın bizimle çalışmak isteyip istemediğini öğreneceğiz, yaklaşık bir hafta içinde bunu açıklayacağım” diyerek İran’dan görüştükleri ismin İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf olduğuna işaret etti.
RUBIO: FARKLI KONUŞUYORLAR
Trump’ın İran’da rejimin değiştiğine dair sözlerine bir destek de Dışişleri Bakanı Marco Rubio’dan geldi. ABC News’e konuşan Rubio, “İran’da artık önceki liderlerin bizimle konuşmadığı şekilde konuşan insanların olduğu açıkça görülüyor. Söyledikleri ve yapmaya istekli oldukları bazı şeyleri gerçekten yapıp yapamayacaklarını görmemiz gerekiyor. Bunu çok sıkı bir şekilde test etmeliyiz” derken Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı sonsuza dek kontrol altına almak ve ücretli geçiş sistemi kurmak gibi tehditlerde bulunduğunu, buna izin vermeyeceklerini aktardı. Rubio ayrıca bölgedeki terör örgütlerinin İran rejimiyle bir bağlantısı olduğunu iddia ederek “Ortadoğu’daki tüm istikrarsızlar doğrudan İran rejimine dayanıyor. Eğer İran geçmişte bunları ele almaya istekli olsaydı, şu anda bu konuda bu röportajı yapmıyor olurduk” dedi.
ABD’NİN ‘UÇAN RADAR’I VURULDU
Suudi Arabistan’ın Prens Sultan Hava Üssü’nde konuşlu Amerikan AWACS erken uyarı ve komuta uçağı geçtiğimiz günlerde İran saldırısında kullanılamaz hale geldi. Sözkonusu üsse saldırıda 2’si ağır 12 ABD’li asker yaralandı. Uçak kaybının 700 milyon dolarlık bir hasara yol açtığı bildirildi. E-3 Sentry (AWACS) uçakları ‘uçan radar ve komuta’ merkezi olarak değerlendiriyor. Radar sistemleri sayesinde hava sahasını yüzlerce km öteden görme kabiliyeti olan uçak, füze, dronların tespit edilmesinde kritik rol oynuyor. Böyle bir uçan radarın kaybının erken uyarı ve kontrol kapasitesini etkileyeceği belirtiliyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: