Ankara zirvesine iki haftadan az bir süre kala NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin Başkan Trump ile görüşmek için Oval Ofis’e geleceğini öğrendiğimde aklımda tek şey vardı…Oval Ofis’teki o görüşmenin ana teması Türkiye, Ankara zirvesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile “özel ilişkisi” olmalıydı. Burası Oval Ofis… Kimse kimsenin ülkesini hayrına gündeme getirmez. Bilakis… Geçenlerde İsrailli gazetecide gördüğümüz gibi gündeme getirir ama “vur şu Türkiye’ye” diye getirir.
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin. kaynak olarak ekleyin O zaman iş başa düşmüştü, bizim de orada olmamız gerekiyordu.*Beyaz Saray ile yaptığım görüşmeler sonrasında Oval Ofis’te bulunacak tek Türk gazete Hürriyet, tek Türk televizyon CNN TÜRK olacaktı. Hem Hürriyet okuyucusu hem de CNN TÜRK izleyicisi uzun süredir Türkiye’de bu konuda ayrıcalıklı konumdalar.*Trump’a ilk sorumun NATO seyahati öncesi Türk halkına ve Erdoğan’a mesajları olması tesadüf değil. Trump öyle “takvimde varmış el mecbur gideceğiz” diyen bir lider de değil.
Daha geçen sene Güney Afrika’daki G20 zirvesini pas geçtiğini hatırlatayım. Oval Ofis’e girmeden şöyle bir iddiada bulunmuştum: “Türkiye’de olmasa Trump gitmezdi.” Trump’ın kelimesi kelimesine aynı şeyi söylemesi tesadüf mü? Hiç değil.
Zaten kişisel ilişkilere her şeyden fazla değer veren Trump’ın soruya cevabına Erdoğan’ı överek başlaması ve bitirmesi de asla tesadüf değil.*Sıra kılçıklı meselelere gelmişti. İlk soruyla yumuşayan ortamda bir etrafıma baktım…Genelkurmay Başkanı Caine ile şöyle bir göz selamı verdik. Sonra Vance’e baktım… Onun da keyfi yerindeydi.
Hegseth’in ise olumsuz bir şey söyleyecek hali kalmamıştı.*Rutte savunma harcamalarının Trump etkisi ile nasıl arttığını anlatıyordu. E bundan güzel pas olamazdı. Rutte’ye bir selam çakıp “Genel Sekreter de müttefikler savunma işbirliği yapmak istiyor dedi.
Türkiye motor ve uçak istiyor” dedikten sonra konuya direkt girmek olmazdı. Ben de Trump dili ve edebiyatını kullandım… “Ankara’ya büyük bir hediye paketiyle mi gidiyorsunuz?” sorusunun arka planında bu vardı. Trump’ın “Öyle olacak.
Erdoğan’ı çok mutlu edecek bir şey yapacağım” açıklaması ise Washington, Tel Aviv ve Atina’da bazılarının tansiyonunu fena yükseltmişti.*Belki motorlar için “evet” cevabını koparmıştım ama yetmezdi.“F110 tamam ama F-35 için ne olması gerekiyor?”Orada topu Vance’e atması da tesadüf değildi. “Sana kolay soru veriyorum bak” diyerek de F-35 işinin önünde hala engeller olduğunu çaktırmadan ima etti. Yine de Vance’in açıklaması da oldukça olumluydu. Süreç yürüyor, son rötuşlar veriliyor, iş sona geliyor mesajı net alındı.*Ben Trump’ı buradan uğurlamadan önce amacım Türkiye için, Türk halkı için havayı en olumlu hale getirebilir miyiz bunu görmekti…Sanırım beklendiğinden de iyi hava durumu.
İnanmıyor musunuz? Tel Aviv ve Atina’ya sorun.
Yorumlar
Kalan Karakter: