İran’da 28 Aralık’ta hayat pahalılığına karşı başlayan ve giderek rejim karşıtlığına dönüşen protestoların kanlı bir şekilde bastırıldığı iddiaları karşısında ABD Başkanı Donald Trump neredeyse her gün Tahran’ı tehdit eden açıklamalar yaparken dünya Washington’un olası senaryolarını tartışıyor.
DÜNYANIN TARTIŞTIĞI 4 SENARYO
◊ ÖNCE DİPLOMASİ CEPHESİ: Washington’dan gelen haberlere göre ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in başını çektiği bir grup İran ile diplomasi yolunun tercih edilmesi taraftarı. İran’ın nükleer ve balistik füze programından vazgeçmesi, ABD ile petrol anlaşmasına yanaşması, İsrail ve bölge ülkelerini tehdit etmekten vazgeçmesi halinde yaptırımları hafifletip rejime şans verebileceği iddialar arasında. Ancak İsrail’in Trump yönetimine İran’da başlatılan işin bitirilmesi için baskı yaptığı da bilinenler arasında. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu en son 28 Aralık’ta Florida’da Trump ile görüşmüştü. Geçen yaz İran ile 12 günlük bir savaş yaşayan İsrail yönetimi, İran’ın nükleer programının sıfırlanması ve ABD güdümünde bir yönetimin kurulmasından yana.
◊ VENEZUELA FORMÜLÜ MÜ: Trump yönetimi, ABD varlıklarının ‘Ortadoğu’nun bitmeyen savaşları’na akıtılmasına baştan karşı. Venezuela örneğinde olduğu gibi, Trump’ın İran konusunda da atıl kalmayıp harekete geçmek isteyeceği konuşulanlar arasında. Trump yönetimi, Venezuela’da Nicolas Maduro’yu devirip yargılanmak üzere ABD’ye götürmüş, Maduro’nun Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez’in ülkeyi yönetmesine izin vermişti. Molla rejimi de ABD ile benzer bir formülü kabul eder mi?
◊ HİBRİT SAVAŞ: Amerikan New York Times Gazetesi’nde yer alan bir haberde Trump’a İran’a yönelik olası müdahalelerle ilgili seçeneklerin sunulduğu, bunlar arasında siber saldırı, psikolojik harp gibi hibrit savaş unsurlarının yer aldığı belirtiliyor. Başkan Trump, rejime yönelik baskıyı arttırmak için İran ile alışveriş yapan ülkelere de ABD ile ticaretlerinde ek yüzde 25 vergi getirmişti. Ayrıca İran’ın en önemli gelir kaynağı olan petrolü taşıyan tankerlere müdahale de senaryolar arasında sayılıyor.
◊ ASKERİ MÜDAHALE SEÇENEĞİ: Trump’ın Cumhuriyetçi Partisi’nin şahin kanadı İran rejimine karşı askeri müdahale çağrılarıyla dikkat çekiyor. Ancak Ortadoğu’da yeni bir askeri macera istemeyen taraflar ise itidal çağrısında bulunuyor. Nükleer İran’a karşı faaliyet yürüten bir sivil toplum örgütü olan ‘United Against Nuclear Iran’ oluşumu İran’da vurulması gereken 50 hedefe dair Trump yönetimine liste sunmuş durumda. Ayrıca İran diyasporası da gösteriler düzenleyerek ABD’ye harekete geçmesi için baskıyı arttırken İran’ın devrik Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi de ‘geçiş yönetimi’ için Tahran’a gitmeye hazır olduğunu söylüyor. İsrail tarafından da desteklenen Pehlevi, İran’da muhalif isimlerin yokluğunda ülkenin geleceğine dair senaryolarda giderek görünürlüğünü artıran bir figür olarak dikkatleri üzerine topluyor.
- RİSKLERİ DE ÇOK: ABD’nin Irak savaşı gibi bir maceraya atılmak istemediği biliniyor. Öte yandan ABD’nin İran’ın sinir noktalarına hava saldırısı düzenlemesinin sokaktaki İranlıyı nasıl etkileyeceği de kestirilemiyor. İran’da hem göstericilerden hem rejim güçlerinden binlerce kişinin öldüğü haberleri gelirken, ortaya ‘iç savaş’ gibi tehlikeli bir senaryo da çıkıyor.
- KOMŞU ÜLKELERE TEHDİT: Reuters’ın haberinde İran’ın bölge ülkelerine ABD’nin saldırması halinde Ortadoğu’daki Amerikan üslerinin hedef olacağı uyarısında bulunduğu öne sürüldü. İddiaya göre İran, Suudi Arabistan, BAE ve Türkiye’den ABD’nin saldırısının engellenmesi, aksi halde bu ülkelerdeki Amerikan üslerinin de vurulacağı uyarısında bulundu. ABD’nin en büyük üssü Katar’daki El Udeid’de 10 bin askeri bulunuyordu. Türkiye’de ise İncirlik Üssü bulunuyor. Tehdit üzerine Udeid’de Trump’ın talimatıyla asker sayısının azaltıldığı bildirildi. Öte yandan İngiltere’nin de Katar’daki ABD üssü El-Udeyd’deki askerlerini geri çekmeye başladığı bildirildi. İngiliz basınında, Güney Kıbrıs’taki İngiliz hava üssünden bir tanker uçağın Katar’daki üsse doğru yola çıktığı haberleri de yer aldı. Diğer yandan Suudi Arabistan’ın, İran’a olası saldırısında ABD’ye hava sahasını kullanma izni vermeyeceğini resmi olarak Washington’a bildirdiği öğrenildi.
BİLGİ NOTU: ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’na göre protestolarda, 2 bin 403 gösterici ve 147 hükümet yanlısı olmak üzere en az 2 bin 550 kişi hayatını kaybetti. Ajansa göre, en az bin 134 kişi yaralanırken, 18 bin 100’den fazla kişi de gözaltına alındı. Öte yandan olaylarla ilgisi olmayan dokuz sivilin ve dokuz çocuğun da yaşamını yitirdiği aktarıldı.
İSYANIN SEMBOLÜ OLDU: 3 GÜNDE İDAM KARARI
İran’da protestolar 18’inci gününe girerken, sokağa çıkan herkesin “Allah’ın düşmanı” olarak değerlendirileceğini açıklayan Tahran yönetimi 8 Ocak’ta Karaj kentindeki gösterilerde tutuklanan İrfan Sultani’yi (26) üç günde idam cezasına çarptırdı. “Allah’a karşı savaş açmak” anlamında kullanılan ‘muharebe’ suçlamasından hüküm giyen ve ‘hızlıca’ yargılanan Sultani’nin yalnızca üç gün içinde idam edilmesine karar verildi. Sultani’nin dün gerçekleşmesi beklenen infazı henüz doğrulanmış değil.
SIRADAN BİR GENÇTİ
Tahran yönetimine karşı başkaldırının sembolü haline gelen Sultani, bir giyim mağazası sahibiydi. Arkadaşları ve ailesi tarafından, “modaya ve kişisel tarzına önem veren, vücut geliştirme ve spor ile ilgilenen, sade bir yaşam sürmekten hoşlanan genç bir adam” olarak tanımlanıyordu. İran basınında yer alan haberlere göre üç gün boyunca Sultani’den haber alamayan ailesine, hafta başında 14 Ocak’ta infaz edileceği bildirildi. İddiaya göre, Sultani’nin avukat olan yakın bir akrabasının davayı üstlenmesine “İncelenecek bir dosya yok. Protestolarda tutuklanan herkesin idam edileceğini açıkladık. İrfan’ın cezası ‘Muharebe’dir.” denilerek izin verilmedi. İran Ceza Kanunu’nun 282’nci maddesi, muharebe suçunun işlendiği durumlarda idam cezasını öngörüyor. Ancak hâkimlere, mahkûmun “memleketinden uzak bir yerde sürgün edilmesi ya da sağ el ile sol ayağının kesilmesi” gibi alternatif cezaları uygulama yetkisi de tanınıyor.
REJİMDEN JET YARGILAMA
Öte yandan Yargı Erki Başkanı Gülamhüseyin Muhseni Eyei, protestocuların alıkonduğu cezaevinin ziyaretinde “eğer biri birilerini yakıyor, birinin başını kesiyor ve onları yakıyorsa, işimizi hızlıca yapmalıyız” dedi. Eyei, davaların hızlı bir şekilde ilerlemesi gerektiğini de kaydetti.
TAHRAN’DA TOPLU CENAZE
İran’ın başkenti Tahran’da dün olaylar sırasında hayatını kaybettiği belirtilen 100’den fazla güvenlik mensubu ve ‘diğer şehitler’ diye anılan kişiler için toplu cenaze töreni düzenlendi.
‘BİZE İRAN’IN İDAMLARI DURDURDUĞU SÖYLENDİ’
Önceki gün İran’da göstericilerin idam edileceği iddialarıyla ilgili, “Böyle bir şey yaparlarsa çok sert önlemler alacağız” diye tehditte bulunan ABD Başkanı Trump, dün açıklamadığı bir kaynaktan kendilerine İran’ın göstericileri idam etmeyecekleri yönünde bilgi geldiğini söyledi. Trump, “Bize, İran’da infazların durdurulduğu bildirildi” diyerek, “Şu anda bir infaz planı ya da idam yok. Eğer böyle bir şey olursa hepimiz üzülürüz. Ancak bana ulaşan bilgilere göre infazlar durmuş” ifadelerini kullandı. Trump, önceki gün de Andrews Hava Üssü’nde gazetecilere yaptığı açıklamada ABD’nin olası hava saldırılarını protestocuları koruyup korumayacağına dair soruya, “Asla bilemezsiniz” diye yanıt verdi. İran’a askeri mi siber saldırı mı olacağına dair soruya da, “Bunu size söyleyemem. Ne olacağını tam olarak biliyorum, ama bir karar vermemiz gerekiyor” diye konuştu.
İRAN İLE DİPLOMATİK TEMAS: FİDAN İLE ARAKÇİ İKİ KEZ GÖRÜŞTÜ
Yorumlar
Kalan Karakter: