Suriye ordusunun, başarılı operasyonlarla ülkenin kuzeydoğusunda YPG/SDG işgali altındaki bölgeleri kurtarmasıyla, terör örgütü YPG/SDG için yolun sonu göründü. Suriye hükümeti ile terör örgütü YPG/SDG arasında 18 Ocak Salı günü imzalanan anlaşma, sahadaki durumu yeniden şekillendirdi. 14 maddelik mutabakat, YPG/SDG'nin kontrolündeki geniş arazilerin ve stratejik tesislerin Suriye ordusuna devredilmesini içeriyordu.
Anlaşma, Halep'te bu ay başında yaşanan çatışmaların ve Suriye birliklerinin YPG/SDG'ye karşı hızlı ilerleyişinin ardından geldi. Mutabakat, yalnızca Suriye içindeki güç dengelerini değil, aynı zamanda bölgedeki uluslararası aktörlerin pozisyonlarını da derinden etkiliyor.
'ASIL KAYBEDEN İSRAİL'
Al Monitor'un haberine göre İsrail, Şam ile YPG/SDG arasındaki mutabakatın Türkiye'yi güçlendirmesinden endişeli. Ateşkes, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın otoritesini pekiştirerek, İsrail ile sürdürülen güvenlik müzakerelerinde daha sert bir tutum takınmasına zemin hazırlayabilir.
YPG/SDG'nin elebaşlarından İlham Ahmed, İsrail merkezli i24 News'e verdiği röportajda, İsrailli yetkililer ile destek almak için görüşmeler yürüttüklerini kaydetmişti. İsrail'e YPG/SDG'ye yardım çağrısı yapan Ahmed, Tel Aviv'i Suriye'deki sürece dahil etmeye çalıştıklarını dile getirdi. YPG/SDG ile İsrail arasındaki ilişkilere dair haberler, Ahmed'in açıklamalarıyla doğrulanmıştı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın anlaşmayı destekler nitelikte açıklamalar yapması, İsrail'deki endişeleri daha da artırdı.
Trump, Şara hakkında, "Suriye Devlet Başkanı çok, çok çalışıyor. Güçlü bir adam, sert bir adam." ifadelerini kullanmıştı.
İsrailli diplomatik bir kaynak, Washington'ın bu yaklaşımının Şam'ı müzakerelerde daha talepkar hale getirebileceği yorumunu yaptı.
İSRAİL TAMPON BÖLGEDEN ÇEKİLEBİLİR
Şara, İsrail'in Suriye'nin güneyinde oluşturduğu tampon bölgeden ve Hermon Dağı'nın Suriye tarafındaki kısmından tamamen çekilmesini istiyor. Adının açıklanmasını istemeyen üst düzey bir İsrailli diplomatik kaynak, İsrail'in tampon bölgeden çekilmeyi kabul edebileceğini ancak stratejik Hermon Dağı'ndan çekilmeyeceğini söyledi.
Washington'ın Suriye ve YPG/SDG arasında ateşkes sağlanmasına büyük yatırım yaptığını belirten kaynak, "İsrail, ABD'den güvenlik garantileri şartıyla, Hermon Dağı'ndan ayrılmaya razı olabilir" dedi.
TÜRKİYE'NİN BÖLGEDEKİ GÜÇLENEN KONUMU
İsrail basınında ise Suriye'deki gelişmelerin, Türkiye'nin bölgesel etkisini belirgin şekilde artırdığına dikkat çekildi. Ateşkes anlaşması ve YPG/SDG'ye verilen ABD ültimatomu, Ankara'nın Suriye'de milli güvenliğini sağlamlaştırmasına olanak tanıdı ve İsrail'in bölgedeki etkisini zayıflattı.
Adının açıklanmasını istemeyen üst düzey bir İsrailli diplomatik kaynak, "Netanyahu çarşamba günü Gazze Barış Kurulu'na katılmayı kabul ettiğinde, Washington ve Ankara'nın yakın ilişkiler içinde olduğunu ve Türkiye'nin kurula dahil edilmesine itiraz etmenin hiçbir işe yaramayacağını anlamıştı." açıklamasını yaptı.
İsrail Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü (INSS) tarafından kasım 2025'te yayınlanan bir raporda, Türkiye'nin Suriye'nin orta ve güneyindeki askeri varlığının İsrail'in başlıca endişelerinden biri olduğu ifade edilmişti.
Enstitünün kıdemli araştırmacısı Carmit Valensi, "Türkiye ile gerilim zaten yüksek" diyerek, YPG/SDG ile varılan mutabakatın Türkiye'yi güçlendirdiğini belirtti.
HAARETZ: TÜRKİYE İÇİN BAŞARI, İSRAİL İÇİN DARBE
İsrail gazetesi Haaretz, anlaşmayı Türkiye için stratejik bir başarı, İsrail içinse bir darbe olarak nitelendirdi. Gazetenin analizine göre, ABD desteğini kaybeden YPG/SDG, Suriye topraklarındaki işgalini sona erdirmek zorunda kaldı.
Haaretz, anlaşma maddelerinin YPG/SDG kontrolündeki toprakların, petrol sahalarının ve kritik altyapıların Suriye hükümetine devredilmesini şart koştuğunu hatırlattı. Ayrıca, YPG/SDG unsurlarının Suriye ordusuna bireysel olarak katılması da mutabakata dahil edildi. Haberde bu gelişmelerin, Türkiye'nin bölgedeki güç dengesinde önemli bir avantaj elde etmesine yol açtığı vurgulandı.
KIKAR: PENTAGON'UN ÇEKİLME PLANLARI
İsrailli Kikar gazetesi, Pentagon'un ABD güçlerini Suriye'den kalıcı olarak çekmeyi planladığını yazdı. Gazete, YPG/SDG'nin Rakka ve Deyrizor'dan çekilerek stratejik petrol sahalarını Şam'a teslim ettiği bir dönemde, ABD desteğinin de çekilmesiyle elindeki kozları yitirdiğini kaydetti.
İsrailli analistler, ABD güçlerinin çekilmesinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a bir "hediye" olduğunu ve Suriye'nin kendini savunma kapasitesini artıracağını belirtti.
Türkiye'nın kısa süre önce Şam Havalimanı'na gelişmiş bir radar sistemi yerleştirdiği ifade edilen haberde, bu hamlenin İsrail Hava Kuvvetleri'nin harekat kabiliyetini kısıtlayabileceği de kaydedildi.
İSRAİL'İN YPG/SDG POLİTİKASI DEĞİŞİYOR MU?
İsrail, Suriye'de merkezi otoritenin güçsüz kalması için YPG/SDG ile bir süredir işbirliği yapıyordu. Ancak son gelişmeler, bu politikanın geleceğini sorgulattı.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, 8 Ocak'ta X'te yaptığı paylaşımda, "Suriye rejim güçlerinin Halep şehrindeki saldırıları ciddi ve tehlikelidir" ifadesini kullanmıştı.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar
Öte yandan, Suriye'nin operasyonlarına yönelik İsrail tepkileri sınırlı kaldı. İsrail, Şam yönetiminin güçlenmesiyle sonuçlanan gelişmelerden rahatsızlığını gizlemese de Suriye'ye karşı adım atmaktan kaçındı.
Uzmanlar, İsrail'in Suriye ile bir güvenlik anlaşması yapmak istediğine dikkat çekti. Valensi, İsrail'in YPG/SDG'ye askeri yardımda bulunma gündeminin olmadığını ve Saar'ın açıklamasının konuyla ilgili tek resmi tepki olduğunu bildirdi.
Valensi, "İsrail'in bölgedeki gruplarla iş birliği geçmişi var. Yine de bu, İsrail'in Suriye'nin iç işlerine müdahale edeceği anlamına gelmiyor" diye konuştu.
Yorumlar
Kalan Karakter: