İRAN ile ABD arasındaki nükleer görüşmeler, Haziran 2025’te İsrail ve ABD’nin saldırıları sonrasında kesintiye uğramasının ardından dün Umman’ın arabulucuğunda başkent Muskat’ta yeniden başladı. ABD’nin İran’daki vatandaşlarına ‘ülkeyi terk edin’ uyarısı yayımladığı bir dönemde gerçekleşen görüşmelerde, ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Başkan Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi liderliğindeki heyetler doğrudan yüz yüze bir araya gelmedi, Ummanlı yetkililer üzerinden iletişim kurdu. Dün sabah saatlerinde Muskat’ın uluslararası havaalanına yakın bir sarayda Witkoff ve Arakçi, ayrı ayrı Umman Dışişleri Bakanı Badr Busaidi ile görüştü. Daha sonra gün içinde Ummanlı bakan heyetler arasında mesajları taraflara iletti. Toplantıların doğrudan müzakere yerine arabulucu üzerinden yürütülmesi, taraflar arasındaki güven eksikliği ve gerilimin halen yüksek olduğunu gösterirken, müzakerelerde, Tahran’ın nükleer programı ve bunun uluslararası denetimle sınırlandırılmasına odaklanıldığı aktarıldı.
ARAKÇİ: GÜVEN ŞART
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD heyetiyle yaptıkları görüşmeler için, “İyi bir başlangıç yaptık. Nasıl devam edeceğimiz konusunda temas kuracağız” açıklamasını yaptı. Toplantının ardından gazetecilere konuşan Arakçi, “Endişelerimizi ve beklentilerimizi konuştuk. Bu doğrultuda karşı tarafın görüşlerini de dinledik. Eğer olumlu gidişat devam ederse, nükleer görüşmeler hususunda ilerleyebiliriz” dedi. Muskat’ta görüşmelerin ‘iki tur halinde’ yapıldığını da aktaran Arakçi, “Bir sonraki toplantının tarihi, Umman ile yapılacak istişareler çerçevesinde belirlenecek” diye ekledi. Müzakerelerin ‘tehdit içermeden’ yapılması gerektiğinin altını çizen Arakçi, “Herhangi bir diyaloğun ön koşulu, tehdit ve baskıdan kaçınmaktır. Bu noktayı bugün açıkça dile getirdik ve görüşmelerin devam edebilmesi için buna uyulmasını bekliyoruz. Önce güven” dedi.
COOPER GERGİNLİĞİ
Wall Street Journal, ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper’ın da görüşmelere katıldığını bildirdi. Reuters’a konuşan İranlı bir diplomat, Cooper’ın görüşmelere dahil olmasının müzakere sürecini tehlikeye atabileceğini söyledi. İran, müzakerelerin sadece nükleer programla sınırlı kalmasını istiyor. ABD ise nükleer dosyasının yanı sıra İran’ın balistik füze çalışmaları, Irak, Lübnan ve Yemen’de desteklediği vekil grupları ve insan hakları konularını da gündeme getiriyor.
ARABULUCULAR ÇERÇEVE SUNDU
Diğer yandan Türkiye, Katar ve Mısır’ın kritik görüşmeler öncesinde taraflara ortak bir çerçeve önerisi sunduğu ifade edildi. Önerilen anlaşma çerçevesine göre, İran üç yıl boyunca uranyum zenginleştirmesini sıfıra indirmeyi taahhüt edecek. Bundan sonra ise uranyum zenginleştirmesini yüzde 1.5’in altında tutmayı kabul edecek. Mevcut yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoğunu (yaklaşık 440 kg’ı yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş) üçüncü bir ülkeye devredilecek. Önerilen çerçeve, İran’ın nükleer programının ötesine geçerek, balistik füze kullanımının sınırlandırılmasını ve arabulucuların İran’ın bölgesel vekil güçlerine silah ve teknoloji transfer etmemesini de içeriyor. Taslaktaki bir diğer unsur da Tahran ile Washington arasında karşılıklı saldırmazlık anlaşması imzalanması. Bu, taraflar arasında doğrudan çatışma riskini azaltmayı ve karşılıklı güveni arttırmayı hedefleyen bir güvenlik garantisi niteliği taşıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: