2026 Dünya Kupası’na büyük umutlarla giden A Milli Takımımız, ilk maçta Avustralya’ya 2-0 yenilince, basında ve sosyal medyada çok ağır eleştirilere maruz kaldılar. Daha bir gün önce göklere çıkarılan ‘Bizim Çocuklar’, önlerinde 2 maç daha olmasına rağmen bir anda yerle bir edildi. Şimdi soru şu: ‘Bu olumsuz atmosfer futbolcularımızı nasıl etkiler?’Tüm Türkiye’yi ilgilendiren bu sorunun cevabını, bu işin en yetkin uzmanlarından, 2002 Dünya Kupası’nda üçüncü olan A Milli Takımımız’da psikolog olarak görev yapan Prof.
Dr. Turgay Biçer’e sorduk... En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin. kaynak olarak ekleyin Türkiye-Paraguay maçının hakemi belli oldu EN UFAK ELEŞTİRİDE ESKİYE DÖNDÜLER, SAÇ BAŞ İŞLERİ ÖNEMLİ OLMAMALI Eleştiriler, futbolcularda yıkıcı bir etki mi yaratır, yoksa tam tersi hırslandırıp kenetler mi?
Bu sorunun cevabına tersten başlayayım; futbolcularımız bu tür duygusal baskıları kaldıracak psikolojik sağlamlıkta değil. ‘Nereden anlıyorsunuz?’ derseniz, çünkü bu konuya çalışmadılar. Psikolojik beceriler uzun süreli çalışmalar gerektirir. Ama tabii belli bir düzeyde de oynamışlıkları, yaşamaları var, onunla idare ediyorlar.
Mesela olay 2002 Dünya Kupası’nda olduğu gibi birdenbire saç şekillerine geldi. Burada en ufak bir eleştiride eskiye döndüler. Belki uğur yapmış olabilirler ama bu seviyedeki sporcuların her türlü baskıyı kaldıracak güçte olmaları lazım.
Zira futbol bir oyun ve keyif almak gerekir. Saç baş işleri o kadar önemli olmamalı. FUTBOLCULARIN İSTİKLAL MARŞI’NI NASIL SÖYLEDİĞİNE BAKARIM İkincisi, İstiklal Marşı söylerkenki ruh hallerine bakarım.
Çocuklar gününde oldukları zaman bu enerji o güne yansır; yüz ifadesini, davranışını, konuşmasını belirler bilinç dışı olarak. Avustralya maçından önce bu hususa dikkat ettim; enerjileri düşüktü yani istenilen kıvamda değildi. Bu da şunu gösteriyor; diğer hazırlıklar tam olsa da psikolojik hazırlıklar eksikti sanki.
O yüzden de eleştirilerden çok etkilendiklerini düşünüyorum. Her şey teknik taktik, kondisyon değil; psikolojik beceriler de çok önemli. Baskı altında soğukkanlı kalmak ve baskıyı yönetmek ne demek, nasıl yapılır?
Bunların çalışılması lazım. Şimdi gelelim, ‘Bu fırtınalı ortamı nasıl kaldıracaklar?’ sorusunun cevabına...ÇOCUKLAR ŞU AN SALDIRI ALTINDALAR VE KENDİLERİNİ KORUYAMIYORLAR Bunu teknik direktör, antrenör ya da federasyon başkanı yapamaz, uzman lazım. Öyle biri de yok sanıyorum orada.
Dolayısıyla şimdi şu noktaya geldiler; ya herro ya merro. Bir tür kumar yani. Bu tip ortamlar ters de tepebilir.
Bir anlık öfkeyle yanlış bir şey de yapabilir. O yüzden oyuncularımızın biraz sakin olup, sosyal medyadan uzak durmaları ve işin keyfini çıkartmaları lazım. Milli takımın şu an bulunduğu atmosfer iyi anlaşılırsa iyi atlatılır, ama anlaşılmazsa darmadağın olurlar.
MAÇ GÜNÜ VEYA BİR GÜN ÖNCE TELEFONLARI TOPLAYABİLİRSİNİZ Bu tip durumlarda telefonları toplayıp dış dünyadan izole etmek bir çözüm müdür? Yasaklar da başka sorunlara yol açar. Futbolcuların telefonlarını turnuva boyunca toplamak bir çözüm değildir.
Ancak maçtan bir gün önce veya maç günü, ‘Arkadaşlar kusura bakmayın’ diyerek, onların gönlünü alarak telefonlarını toplayabilirsiniz. Bu, oruç tutmak gibi! ‘Bugün telefon olmayacak, sosyal medyadan uzak duracağız, onun yerine oturup sohbet edeceğiz, film seyredeceğiz’ diyeceksiniz. Bunların yapılması, psikolojik suyun arındırılması lazım.
Böyle olursa yeni baştan full enerjiyle başlarlar. 2002’DE DAHA KÖTÜSÜNÜ YAŞADIK2002 Dünya Kupası’nda böyle sorunlar yaşanmış mıydı? Bence daha kötüsü vardı. O zaman da Playstation oyunu vardı.
Bağımlılısı olmuşlardı. Futbolcular gece 3’lerde 5’lerde yatıyorlardı. Görevliler gelip söylüyordu ‘O uyumadı, bu uyumadı’ diye...
Gidip onlarla konuşuyordum, hipnoterapi yapıp uyumalarını sağlıyordum. Bunun dışında hepsine serbest zaman ayarladık, film izledik, nefes ve motivasyon çalışmaları yaptırdık. Ne olduğunu anlamadan maçlara hazır hale geldiler.
Yani biz o beladan öyle çıktık.
Yorumlar
Kalan Karakter: