Buzullar, bazıları yüz binlerce yıl öncesine dayanan devasa buz kütleleri. Yavaş hareket eden bu yapılar hem değerli tatlı su depoluyorlar hem de güneş ışığını geri yansıtarak dünya iklimini dengede tutuyorlar. Ancak bu buzulların içinde dünyanın en endişe verici buzullarından biri olan Thwaites Buzulu ki genellikle “Kıyamet Buzulu” olarak da anılıyor, şimdi beklenmedik bir tehditle karşı karşıya.
Görünmeyen, duyulmayan ama buzun altında adeta bir fırtına gibi esen güçlü su akımları tespit edildi. Bilim insanları bu oluşumları “su altı fırtınaları” olarak adlandırıyor ve bu fırtınaların buz kütlesini daha önce hiç gözlemlenmemiş bir hızla erittiğini söylüyor.
BATI ANTARKTİKA'NIN ZAYIF KARNI
Zaten Thwaites ve Pine Adası buzulları, Batı Antarktika Buz Tabakası’nın “zayıf karnı” olarak tanımlanıyor. Şimdi bu gelişme ise bilim dünyasında tedirginlik yaratmış durumda…
Kaliforniya Üniversitesi Irvine Kampüsü’nden araştırmacı Mattia Poinelli, “Bu girdaplar tıpkı bir fırtına gibi ve çok enerjikler. Yüzeye yakın bölgelerde dikey ve türbülanslı hareketler gözlemliyoruz. Bu tüm dünyayı etkileyebilecek bir bulgu” dedi.
Poinelli, bu tür su altı fırtınalarının Thwaites ve Pine Adası buzullarını alttan erittiğini ve bu süreçlerin, küresel deniz seviyesi tahminlerini ciddi şekilde etkileyebileceğini vurguladı.
SUALTI FIRTINALARI NEDEN OLUŞUYOR?
Karadaki kasırgalara benzer şekilde oluşan bu fırtınalar, farklı sıcaklık ve yoğunluktaki suların çarpışmasıyla meydana geliyor. Açık okyanusta düzenli olarak oluşan bu dönen girdaplar, Thwaites ve Pine Adası buzullarına doğru ilerliyor ve buzun altını agresif biçimde eritiyor.
Dr. Poinelli, “Bu yapılar, okyanusun derinliklerinden daha sıcak suyu çekerken, daha soğuk tatlı suyu itiyor. Daha fazla buz erimesi, daha fazla sualtı türbülansına yol açıyor ve bu durum kendini tekrar eden bir kısır döngü oluşturuyor” dedi.
Araştırma ekibi, bu sürecin yıl boyunca, mevsimden bağımsız olarak gerçekleştiğini gözlemledi. Özellikle haziran ayında fırtınaların aktivitesinin arttığı tespit edildi. Bu durum, Antarktika’daki buz erimesinin yıl boyunca devam eden dinamik ve karmaşık bir süreç olduğunu gösteriyor.
EN KORKUTUCU DURUM: DENİZ SEVİYESİNDE 1 İLA 3 METRE ARTIŞ BEKLENİYOR!
Thwaites Buzulu yaklaşık 192 bin kilometrekarelik alanıyla Büyük Britanya büyüklüğünde. Kalınlığı 4 bin metreye kadar ulaşan buz, okyanusla etkileşim içinde bulunuyor ve bu nedenle küresel deniz seviyesini tahmin etmede kritik rol oynuyor.
Buzul, ısınan okyanus karşısında geri çekiliyor. İç kısmının deniz seviyesinin iki kilometre altında olması ve kıyıdaki tabanının sığ olması, Thwaites Buzulu’nu oldukça kararsız hâle getiriyor. Eğer çökerse, deniz seviyesinde 1 ila 2 metre artış bekleniyor ve bu artış, tüm Batı Antarktika Buz Tabakası’nın çökmesi senaryosundan daha büyük etkiye sahip olabilir.
Batı Antarktika Buz Tabakası’nın tamamının çökmesi durumunda, küresel deniz seviyeleri yaklaşık 3 metre yükselebilir. Bu senaryo, kıyı şehirlerinin, küçük ada ülkelerinin ve kıyı kasabalarının ciddi risk altında olduğunu gösteriyor.
HEYELAN, TAŞKIN VE VOLKANİK PATLAMA RİSKLERİNİ ARTIRIYOR
Küresel ısınma, dünya genelinde sıcaklıkları artırıyor. Kutup bölgeleri ise bu artıştan en fazla etkilenen alanlar arasında. Yükselen sıcaklıklar, buzulların ve buz tabakalarının daha hızlı erimesine yol açıyor ve bu süreç geri bildirim döngüleriyle kendini hızlandırıyor.
Örneğin, Grönland’da eriyen buz tabakaları, erimiş su gölleri oluşturarak erimeyi daha da artırıyor. Dağlık bölgelerdeki buzullar da benzer şekilde eriyor ve bu durum heyelan, taşkın ve volkanik patlama risklerini artırıyor. Antarktika’da da benzer süreçler gözlemleniyor.
EKOSİSTEMLER VE İNSANLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ NELER?
Buzulların erimesi yalnızca deniz seviyesini artırmakla kalmıyor; aynı zamanda ekosistemler üzerinde de ciddi baskı yaratıyor. Soğuk iklimlerde yaşayan hayvan ve bitki türleri, yaşam alanlarını korumak için daha yüksek rakımlara göç ediyor. Bu da ekosistemlerin daralmasına ve biyolojik çeşitliliğin azalmasına yol açıyor.
İnsan toplulukları açısından ise risk büyük. Deniz seviyesinin yükselmesi, kıyı şehirlerinde altyapı kayıplarına, yerleşim alanlarının taşınmasına ve kitlesel göçlere neden olabilir. Küresel iklim krizinin etkileri bu senaryolarla somutlaşmaya başlıyor.
BİLİM İNSANLARINDAN KRİTİK UYARILAR
Dr. Poinelli, “Alt mezoskalalı yapılar, buz sahanlıklarına yayılarak ciddi hasara yol açıyor. Bu süreçler, buzun altındaki boşluklara sıcak suyun girmesine ve erimesine neden oluyor” dedi. Araştırmacılar, bu su altı fırtınalarının iklim modellerine dahil edilmesinin, deniz seviyesinin doğru tahmin edilmesi açısından kritik olduğunu vurguluyor.
Nature Geosciences dergisinde yayımlanan makalede, Amundsen Denizi Koyu’ndaki alt mezoskalalı hareketlerin yıl boyunca görüldüğü, iklim ısınmasının devam etmesi durumunda bu olayların daha sık yaşanacağı ve küresel deniz seviyesi üzerinde geniş kapsamlı etkiler yaratacağı ifade ediliyor.
SONUÇ OLARAK KÜRESEL DENİZ SEVİYESİNDE TEHLİKE VAR!
Thwaites ve Pine Adası buzullarındaki erime, sadece bölgesel değil, küresel ölçekte ciddi etkiler yaratıyor. Bilim insanları, sualtı fırtınalarının ve buz-okyanus etkileşimlerinin, küresel deniz seviyesinin geleceği açısından kritik önemde olduğunu belirtiyor.
Araştırmalar, Antarktika’daki buzulların kırılgan yapısını ve iklim değişikliğinin etkilerini bir kez daha gözler önüne seriyor. Küresel deniz seviyelerinin beklenenden daha hızlı yükselme ihtimali, önümüzdeki yıllarda insan yaşamını ve doğal ekosistemleri ciddi şekilde tehdit ediyor.
Daily Mail'in "Antarctica's 'Doomsday Glacier' is on the verge of COLLAPSING: Undersea 'storms' are melting the ice shelf from below – sparking fears of irreversible sea level rise" başlıklı haberinden derlenmiştir.
Yorumlar
Kalan Karakter: