İsrail’in İran’a karşı ABD ile başlattığı savaşta sahadaki tablo kadar, ülke içindeki tartışmalar dikkat çekti. Son günlerde İsrail medyasında ortaya çıkan yeni söylemler, “yenilmezlik” algısının sarsıldığını ve ilk kez “yenilgi ihtimalinin” açıkça konuşulmaya başlandığını gösterdi.
İSRAİL MEDYASINDA DİKKAT ÇEKEN DEĞİŞİM
İran'a yönelik saldırıların başladığı ilk günlerde İsrail'de hâkim olan coşku, yerini şüphelere ve sorgulamalara bıraktı. İsrail basınında, "elde edilen askeri başarılara" rağmen daha temkinli ve eleştirel bir dil öne çıktı.
El Cezire'de yer alan habere göre Yedioth Ahronoth yazarı Yossi Yehoşua, 25 Mart tarihli yazısında, Başbakan Binyamin Netanyahu ile Mossad Başkanı David Barnea arasında İran rejimini çökertme planlarının başarısızlığı nedeniyle yaşanan gerilimi detaylarıyla aktardı.
New York Times ise Barnea’nın Ocak ayında ABD’ye, rejim değişikliği sonrası ayaklanma planı sunduğunu yazdı. Bu girişimin, Netanyahu’nun bilgisi dışında gerçekleşmiş olamayacağına dikkat çekildi.
İSRAİL YANLIŞ MI HESAPLADI?
İran’ın saldırılarındaki etkinlik ve mühimmat kapasitesi, İsrail tarafında ciddi endişe yarattı.
İsrail kamuoyunda, konuya ilişkin şu sorular yer aldı:
ABD desteğine rağmen hedeflere ulaşmak mümkün mü?İran’ın “uzun soluklu savaş” stratejisi daha mı etkili?Füze savunma sistemleri ne kadar dayanabilir?
SAVAŞ BAŞLARKEN COŞKU HAKİMDİ
İsrail ve ABD, savaşa güçlü bir koordinasyonla girdi. Yetkililer, Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılan yoğun görüşmeleri “benzeri görülmemiş” ve “tarihi” olarak nitelendirmişti.
İki ülke, İran’a karşı geniş çaplı bombardıman düzenlemiş ve İran'ın askeri ve siyasi hedeflerin yanı sıra enerji altyapısı da vurulmuştu.
İRAN’DAN BEKLENENDEN SERT YANIT
İran’ın misilleme kapasitesi beklentileri aştı. İsrail’e yönelik günlük saldırılar, savaşın seyrini değiştiren en önemli unsurlardan biri oldu.
Dimona’daki nükleer tesis, Hayfa rafinerisi ve Ben Gurion Havalimanı gibi stratejik noktalar hedef alındı. İsrail halkı haftalardır sığınaklara koşarken, son günlerde alarm sıklığı daha da arttı.
HİZBULLAH CEPHESİ HESAPLARI BOZDU
İsrail’in Lübnan’daki Hizbullah’a yönelik öngörüleri de gerçekleşmedi. 2024’te ağır darbe aldığı düşünülen Hizbullah, yeniden aktif bir cephe haline geldi.
Kuzey İsrail’de yerel yöneticilerin hükümete yaptığı yardım çağrıları kamuoyunda geniş yankı buldu.
EKONOMİ DARALDI, HAYAT DURMA NOKTASINDA
Savaşın ekonomik etkileri İsrail'de ağır oldu. Okullar ve birçok işletme kapalı kalırken, İsrail ekonomisinde ciddi daralma yaşandı.
Buna rağmen ülke genelinde savaş desteğinin yüksek olduğu ve muhalefetin de hükümetle yarışacak ölçüde sert bir çizgi izlediği belirtildi.
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in güvenlik kabinesine yaptığı uyarı, kriz algısını daha da derinleştirdi. Zamir, özellikle personel eksikliğine dikkat çekerek ordunun “kendi içine çökeceği” riskine işaret etti.
GAZZE’DEN SONRA YENİ BİR ÇIKMAZ MI?
İsrail’in Gazze’de yürüttüğü operasyonların ardından Hamas’ın hâlâ ayakta olması, askeri stratejinin sorgulanmasına yol açtı.
Aynı durumun İran ve Lübnan cephelerinde de yaşanabileceği endişesi giderek güçlendi.
İSRAİL'DE "KISIR DÖNGÜ"
Analize göre İsrail’in temel sorunu, askeri başarıya odaklanırken siyasi çözüm üretmemesi. Bu durum, sürecin bir “kısır döngüye" girmesine neden oldu.
Bazı analistler ise İsrail'in, artık kısa süreli operasyonlar yerine uzun soluklu çatışmalara hazırlandığı değerlendirmesinde bulundu. Analistler bu yaklaşımı, “Büyük İsrail” hedefiyle bağlantılı olarak yorumladı.
Analistler, zirveye çıkmaya çalışan İsrailin, askeri gücüne aşırı güvenerek riskli bir sürece girmiş ve yere çakılmanın eşiğinde olabileceğini söyledi.
ABD FAKTÖRÜ: EN BÜYÜK BELİRSİZLİK
Savaşın en kritik unsurlarından biri ise ABD’nin rolü. Washington’un istediği an geri çekilebileceği ve İsrail’i yalnız bırakabileceği değerlendirmesinde bulunan analistlere göre, ABD’ye artan bağımlılık ve küresel dengelerdeki değişim, tabloyu daha da karmaşık hale getirdi.
Yorumlar
Kalan Karakter: