Hürriyet yazarları Güntekin Onay, Mehmet Arslan, Fırat Aydınus ve Uğur Meleke, Futbol Konseyi'nde bu hafta yaşananları masaya yatırdı.
1-) Formda Başakşehir’i farklı skorla geçen Galatasaray’ın oyununu nasıl buldunuz? Liverpool rövanşında tur şansı sizce ne kadar?
GÜNTEKİN ONAY: EBOSELE'NİN ATILMASI ZORU KOLAYA ÇEVİRDİ
G.Saray'ın Başakşehir karşısında 11’e 11 iken zorlanması doğal. Ebosele’nin atılması ve hemen ardından gelen gol zor görünen maçı kolaya çevirdi. Liverpool, son Tottenham maçında da gördük ki sorunlar yaşıyor. G.Saray’ın Liverpool’da iyi savunma yapmak dışında topu kalesinden uzakta tutacak formülleri bulması şart.
UĞUR MELEKE: YUNUS'UN FORM TUTMASI ÇOK ÖNEMLİ
G.Saray'ın 12 günde 4 maçlık sert fikstürünün ilk üçünden galibiyetle çıkması önemli. Beşiktaş, Liverpool ve Başakşehir’i gol yemeden geçtiler. Başakşehir’i son yarım saatte çözerken on numara rolünde Yunus çıktı ön plana. Liverpool rövanşında Davinson’un eksikliği kritik. İlk maçta çok iyi oynayan Lang-Barış’ın yanı sıra Yunus’un da form tutması önemli.
MEHMET ARSLAN: İSTANBUL'DAKİ MAÇTAN DAHA KOLAY OLACAK
F.Bahçe'nin kaybetmesiyle birlikte, G.Saray için önemli olan kazanmaktı. İlk yarı kötüydü ama ikinci yarı iyi oynayıp kazandı. G.Saray bu ligin üstünde bir takım. Bu ligde yenilmez, yenilirse rakibin becerisinden çok kendi hatalarından kaybeder. Liverpool maçına gelince... Futbolda her sonuç var ama İstanbul’daki maçtan daha kolay olacak.
FIRAT AYDINUS: LIVERPOOL'DA İLK YARIM SAAT ÇOK KRİTİK
Başakşehir maçın başında G.Saray’ın kanat üretimini belli ölçüde sınırladı ancak 56. dakikada 10 kişi kalması kırılma anı oldu. Ondan sonra G.Saray kontrolü ele aldı. Liverpool karşısında ilk yarım saat çok kritik. Kurulacak baskıda gol yemez ve gol atarsa tur gelir. Osimhen-Barış ve Uğurcan’ın performansları belirleyici olacak.
2-) Son 4 maçta 3. kez puan kaybedip liderin 7 puan gerisine F.Bahçe’deki düşüşü nasıl okuyorsunuz? Tedesco ile devam kararı doğru mu?
MEHMET ARSLAN: SÜREKLİ FUTBOLCU VE HOCA DEĞİŞTİRMENİN SONUCU
Yanlış bilmiyorsam, 10 yıl, 12 teknik adam ve 200 futbolcu transferi. Tabloya bakar mısınız... Fenerbahçe’nin dramı bu. Bir takım omurgası oluşturmadan sürekli yenileniyor. Üstelik milyonlarca Euro’yu sokağa atarak. Şurası bir gerçek; Galatasaray’ın kadro kalitesinin çok gerisindeler. Siz bu N’Golo Kante’yi, Levent Mercan’ı, Yiğit Efe Demir’i Galatasaray’ın ilk 11’ine yazar mısınız. Ama Fenerbahçe’de banko oynuyor bu oyuncular! Yönetim kurulunun teknik direktör Domenico Tedesco ile yola devam etme kararı almasına gelince... Devam kararı doğru. Ama onun da mutlu olmadığını hissediyorum.
GÜNTEKİN ONAY: TEDESCO ÖNÜMÜZDEKİ SEZON TAKIMIN BAŞINDA OLMAZ
Fenerbahçe geniş gibi görünen ama aslında o kadar alternatifsiz bir kadroya sahip ki; Skriniar’ın yokluğunda savunma çöktü, Talisca yokken gol sorunu yaşıyor, Asensio bir kez dinlendirildi, lig sonuncusu karşısında bile pozisyon bulunamadı. Omurganın bu kadar kırıldğı bir takım yine de bu üç maçı kazanmalıydı. Tedesco, kadroyu işler iyi gitmezken doğru yönetemedi. Son Karagümrük maçında dört defansif orta saha ile çıkılması hayretler verici bir tercihti. Oyun ortada sıkıştı ve Karagümrük karşısında bile pozisyon üretemeyen bir Fenerbahçe gördük. Fenerbahçe’nin bundan sonra yapması gereken; Galatasaray maçı dahil önündeki tüm maçları kazanıp beklemek. Ancak bu da mevcut koşullarda çok zor görünüyor. Tedesco’nun her ne kadar Sadettin Saran aksini etse de önümüzdeki sezon Fenerbahçe’nin başında olmayacağını hepimiz biliyoruz.
UĞUR MELEKE: FENERBAHÇE SON BİR AYDA TAM 8 FARKLI DİZİLİŞLE OYNADI
Domenico Tedesco 14 Şubat’ta Trabzonspor’u karo orta sahayla 3-2 yendikten sonra çok fazla kurcaladı dizilişi. Sakatlıklar bu kadar değişimin tek gerekçesi sayılamaz, hele de Kasımpaşa-Antalyaspor-Karagümrük’e 7 puan kaybetmek için mazeret olamaz. Trabzon’da 4-3-1-2, Nottingham Forest ilk maç 4-2-3-1, rövanş 3-5-2, Kasımpaşa, Antalyaspor, Samsunspor ve Karagümrük bir devre dörtlü, bir devre üçlü... Bir ayda sekiz diziliş değişikliği. Dünyanın en iyi takımını alın, bir ayda 8 kez diziliş değiştirin, o bile arıza yapacaktır son tahlilde.
FIRAT AYDINUS: BAŞARISIZLIĞA KILIF ARAMASINLAR, BU TABLODA HERKESİN PAYI VAR
Şampiyon olacağını iddia eden bir takımın, sezonun en kritik virajına girildiği bir dönemde puan cetvelinin alt sıralarında bulunan son beş takımın üçüne üst üste toplamda yedi puan bırakma lüksü olamaz. Bu düşüşü yalnızca futbolculara, teknik direktör Domenico Tedesco’ya ya da yönetime indirgemek, başarısızlığa kılıf aramaktan başka bir şey değildir. Bu tabloda herkesin sorumluluğu ve payı vardır. Dolayısıyla ortaya çıkan bu manzara içinde Domenico Tedesco ile devam etmek ya da etmemek, Fenerbahçe’de bu sezona dair hangi inancı veya umudu yeniden yeşertebilir ki bu saatten sonra?
3-) Beşiktaş, G.Birliği’ni Ankara’da yenerken maçın simge anı Orkun’un frikik golüydü. Nasıl buldunuz bu golü ve Beşiktaş’ın oyununu?
GÜNTEKİN ONAY: OLAITAN VE ORKUN'UN GOLÜ DIŞINDA ÖVÜLECEK BİR ŞEY YOK
Orkun Kökçü Beşiktaş’ın saha içindeki lideri ve her geçen hafta oyun zekasını, kalitesini ortaya koyuyor. Olaitan ve Ndidi’nin varlığı da Orkun’u daha fazla rahatlattı. Ancak yine de Beşiktaş’ın Gençlerbirliği karşısında özellikle ilk yarıdaki temposu asla yeterli değildi. Gençlerbirliği 10 kişi kalmasa Beşiktaş Ankara’dan 3 puanla dönemeyecek gibi bir maç oynuyordu. Siyah beyazlılar açısından sevindirici olan, 22 yaşındaki Olaitan’ın etkili oyunu ve Orkun’un olağanüstü golü. Onun dışında saha içinde çok da övgüyü hak edecek bir Beşiktaş olduğunu düşünmüyorum. Ayrıca ilk geldiğinde attığı gollerle yıldızlaşan Oh, son 3 maçta oldukça tutuk gözüktü. Beşiktaş Güney Koreli santrforunu daha fazla topla buluşturmalı ve kanatları daha etkili kullanmalı.
FIRAT AYDINUS: 10 KİŞİ KALAN RAKİBİ YENDİ AMA İYİ FUTBOL OYNAYAMADI
Erkenden 10 kişi kalmış rakibine karşı Beşiktaş’ın iyi bir oyun ortaya koyduğunu söylemek zor. Maçı kontrolüne alıp domine eden bir takım hüviyetinde değildi. Kısacası bu mücadele tatmin etmedi. Hatta eksik rakibinin zaman zaman tehlikeli olduğu ve oyunu daha iyi oynadığı anlara da şahit olduk. Ama nihayetinde iyi gözükmediği bir müsabakada klas ayaklar devreye girerek sonucu lehine çevirmesini bildi. İşte bunlardan biri de Orkun Kökçü’ydü. Evet, zor bir noktadan atılan çok güzel bir gol attı. Ama vuruşu yapan Orkun gibi bir ayak olunca böyle bir gol de normal sayılabiliyor.
MEHMET ARSLAN: SERGEN YALÇIN'IN GELİŞİYLE MÜKEMMEL BİR ÇİZGİYE ULAŞTI
Geçtiğimiz hafta sonu hafta iki muhteşem gol zihinlerimize çakılı kaldı. Biri Real Madrid’deki gururumuz Arda Güler’in şaheseri. Elche maçında tam 68 metreden, kimsenin kaleye vurmaya cesaret edemeyeceği bir noktadan dünyanın konuştuğu, asla unutulmayacak bir gol attı. Diğeri de Orkun Kökçü’nün Gençlerbirliği maçındaki frikik golü. Teknik direktörlüğe Sergen Yalçın’ın gelişi ile birlikte mükemmel bir çizgiye ulaştı Orkun. Her alanda takım liderliğine damgasını vuruyor artık. Beşiktaş’taki tüm oyuncuların, teknik heyetin ve taraftarların saygısını kazandı. Sadece o değil, takım olarak her geçen gün gelişiyor.
UĞUR MELEKE: BU GOLLERİ EN ÜST SEVİYE OYUNCULAR ATABİLİR
Gençlerbirliği'nin daha 18’de 10 kişi kalması sonrası tabii 75 dakika direnmesi çok zordu. 40’ıncı dakikaya kadar aslında iyi oynadılar, şutlarda 4-2, rakip ceza alanında topla oynamada 10’a 4 üstünlerdi. Ancak yorgunluklar baş gösterdi sonra. Bir Dimitris Goutas hatası, bir de olağanüstü frikikle kazandı Beşiktaş. Orkun Kökçü’nün golü şüphesiz ki en üst seviye. Master seviyesi. Orkun Kökçü’nün golü herkes gibi bana da Sergen Yalçın’ın Euro’96 elemelerinde İzlanda’ya attığını anımsattı. Zaten bu golleri ancak o seviye oyuncular atabiliyorlar.
4-) Ligde hafta içi mesaisinin ardından milli takımımız Romanya ile karşılaşacak. Maçların hafta içi oynanması milli takıma avantaj sağlar mı?
UĞUR MELEKE: MİLLİ TAKIMIN YARISININ MAÇLARI HAFTA SONU!
İki ayrı pencereden bakılabilir bu konuya. Türk milli takımının Haziran’2024’ten beri, yani son 21 aydaki en kritik maçı bu. Kader belirleyici bir müsabaka. Vincenzo Montella’nın böyle bir maça en yüksek seviyeyle, en iyi takımla ve full konsantrasyonla çıkma isteği anlaşılabilir bir pencereden. Ama diğer taraftan da şunu sormadan edemiyor insan: Avrupa’nın büyük liglerinde hafta sonu maç oynanacağına, bizim kadronun yarısı da oralardan geleceğine göre eksik hazırlıklar olmayacak mı yine birkaç gün?
GÜNTEKİN ONAY: PERŞEMBEDEN İTİBAREN DÜNYA KUPASI HEDEFİNE ODAKLANMALIYIZ
Romanya maçı bizim için 2026 Dünya Kupası biletinin ilk adımı. Süper Lig maçlarının öne alınıp hafta içine çekilmesi, bu kritik karşılaşmaya hazırlık için teknik direktör Montella ve futbolculara daha fazla zaman tanıyacak. Ayrıca oyuncular Süper Lig yarışındaki stresten bir nebze olsun uzaklaşacak. Tüm ülke olarak Romanya maçı öncesi milli takımın başarısına odaklanmalıyız. 2026 Dünya Kupası uzak değil. Bu fırsatı kaçırmamalıyız. İyi bir jenerasyon yakaladık. Hem Romanya’yı hem de sonrasındaki turu geçebilecek gücümüz var. Kendi içimizdeki çekişmeleri ve kavgaları bu perşembeden sonra bir kenara koyup, 2026 Dünya Kupası hedefine odaklanmamız şart.
FIRAT AYDINUS: OYUNCULARI İYİ HAZIRLAMAK İÇİN ALINAN DOĞRU BİR KARAR
2026 Dünya Kupası yolunda ülkemiz için çok ama çok önemli bir maç öncesinde teknik direktörümüz Vincenzo Montella’nın böyle bir talepte bulunmasını olumlu buluyorum. Zira Romanya ile 26 Mart’ta oynayacağımız milli maç öncesinde yaklaşık bir haftalık süreçte bir araya gelecek futbolcuları lig atmosferinden sıyırıp bu karşılaşmaya mental anlamda hazırlamak ve bu süreçte oyuncuların tamamen Türkiye Mili Futbol Takımı odağına girmesi konsantrasyon ve motivasyon açısından düşünülmüş bir karar. Romanya maçında bu doğru kararın etkilerini göreceğimize inanıyorum.
MEHMET ARSLAN: MAÇ TARİHLERİNİN DEĞİŞMESİ HERHANGİ BİR FAYDA SAĞLAMAZ
Futbolda maç ertelemelerine hep mesafeli yaklaştım. Bu görüşüm maçların öne çekilmesi için de geçerli. Hepimizin bildiği üzere sezon başı çekilen fikstürlerde hangi maçın hangi hafta oynanacağı kesin, tarihleri ise aşağı yukarı bellidir. Takımlar kendilerini o fikstüre göre ayarlarlar. Maçların tarihlerinin öne alınmasının veya ertelenmesinin takımlara herhangi bir faydası olduğunu düşünmüyorum. Futbol kendi eko sisteminde akıp gitmeli. Dışarıdan bir müdahale olarak görüyorum maç tarihleriyle oynamaları. Ama eğer futbolun vitrinine çıkacak ve 2026 Dünya Kupası’na gideceksek elbette ki saygıyla karşılarım. Yine de unutmayalım; maçları hafta içi oynamanın milli takıma mutlak faydası olacak diye bir gerçek yok.
Yorumlar
Kalan Karakter: