ABD-İsrail ortaklığında İran’a karşı başlatılan savaşta Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıyla kriz uluslararası nitelik kazanmıştı. İran’ın askeri altyapısına verilen zarara rağmen Boğaz’daki seyir güvenliğini tehdit etmeyi sürdürmesi üzerine ABD’nin kara harekâtı düzenleyebileceği iddiaları gündeme gelmişti. Son günlerde de ABD Başkanı Donald Trump Hürmüz açılmadığı takdirde İran’ı “petrol kuyularını, elektrik santrallerini ve su arıtma tesislerini vururuz” diye tehdit etse de Amerikan basını Trump’ın “savaş bitti” diyebileceğini yazdı.
‘BOĞAZ AÇILMASA DA OLUR’
Wall Street Journal gazetesi, Beyaz Saray yetkililerine dayandırdığı haberinde Trump’ın Hürmüz’ü açmaya çalışmadan İran operasyonuna son vermeye hazır olduğunu yazdı. Haberde, son günlerde Trump ve yardımcılarının, boğazı açma girişiminin çatışmayı planlanandan 4-6 hafta daha uzatacağı sonucuna vardığı belirtildi. Buna göre Washington, İran donanmasını ve füze kapasitesini zayıflatmayı “ana hedef” olarak tanımlayıp operasyonu sonlandırmayı, ardından Tahran’ı ticaret akışını yeniden başlatması için diplomatik baskıyla zorlamayı planlıyor. Bu girişimin başarısız olması halinde ise Avrupa ve Körfez’deki müttefiklerin devreye girerek boğazın açılması için öncülük etmesi öngörülüyor.
‘HÜRMÜZ İŞİNİ LONDRA ÇÖZSÜN’
Amerikan basınında çıkan iddiaların ardından Trump’ın Truth Social’dan yaptığı açıklama da kafaları karıştırdı. “Hürmüz Boğazı yüzünden jet yakıtı temin edemeyen tüm ülkelere, örneğin İran operasyonuna katılmayı reddeden İngiltere’ye bir önerim var” diyerek önerilerini sıralayan ABD Başkanı, “ABD’den satın alın, bizde bol miktarda var ya da biraz cesaretli olun, Boğaz’a gidin ve onu alın. Kendi başınıza savaşmayı öğrenmeye başlamalısınız, ABD artık size yardım etmek için orada olmayacak, tıpkı sizin bizim için orada olmadığınız gibi” ifadelerini kullandı. Trump, İran savaşına mesafeli yaklaşan İngiliz yönetimi ve Avrupalı NATO müttefiklerini sürecin başından bu yana eleştiriyordu.
KÖRFEZ İKİYE BÖLÜNDÜ
Öte yandan İran misillemelerinin hedefi olan Körfez ülkelerinin savaş ve barış konusunda ikiye bölündüğü iddia ediliyor. İsrail merkezli Jerusalem Post’a göre Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Bahreyn’den yetkililer yaptıkları özel görüşmelerde ABD’ye “İran liderliğinde önemli değişiklikler olana veya davranışlarında bir değişim yaşanana kadar saldırıların sona ermesini istemediklerini” iletti. Umman ve Katar ise diplomasi yoluyla savaşın bitirilmesinden yana.
SALDIRILARDA ARA YOK
İkinci ayına giren çatışmalarda ABD ile İsrail cephesinin saldırıları ve İran’ın misillemeleri de devam ediyor. Devrim Muhafızları Ordusu, katı yakıtlı ve sıvı yakıtlı ‘İmad’, ‘Hürremşehr 4’ ve ‘Kadir’ füzelerinin Tel Aviv, Beerşeba, Celil, Necef (Negev), Tel Nof Hava Üssü, Arad ve Lut Gölü’nün (Ölü Deniz) güneyini hedef aldığını duyurdu. ABD merkezli Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin haberine göre ise ABD ordusu, önceki gün İran’ın İsfahan kentindeki bir noktayı yaklaşık 1 tonluk sığınak delici mühimmatlarla vurdu. Tahran’a yönelik gece boyu devam eden saldırıları sonucu ise kentin doğusunda yer alan bazı bölgelerinde elektrik kesintisi meydana geldi. İsrail ordusu ise son 24 saat içinde İran’da 230’dan fazla hava saldırısı düzenlendiğini açıkladı.
LÜBNAN’DA İŞGAL GENİŞLİYOR
Öte yandan İsrail’in mart ayı başında saldırdığı Lübnan’da da tansiyon düşmedi. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, sınır hattındaki köy ve beldelerdeki evlerin yıkılacağını ve bu bölgenin “güvenlik bölgesi” olarak ilan edileceğini açıkladı. Lübnan Sağlık Bakanlığı ise 2 Mart’tan bu yana bin 268 kişinin saldırılarda yaşamını yitirdiğini duyurdu.
Yorumlar
Kalan Karakter: