Suriye'de SDG ile Şam hükümeti arasında varılan 14 maddelik anlaşma sürecinde Türkiye etkin rol oynadı. Güvenlik kaynaklarınca yapılan değerlendirmede "Süreç baştan sona Cumhurbaşkanımızın talimatları çerçevesinde yürütülmüştür" dendi.
"ÜLKENİN BÜTÜNLÜĞÜ, İSTİKRARI VE EKONOMİK YÖNDEN GELİŞİMİ AÇISINDAN ELZEM"
Suriye’de devrimin birinci yılında "yeni bir tarihi dönemeç yaşandığı" yaşandığı ifade edilen açıklamada, Suriye Hükümeti ve SDG arasında 18 Ocak 2026’da “Ateşkes ve Tam Entegrasyon” konulu anlaşmaya varıldığı hatırlatıldı.
Suriye Yönetimi ve PYD/YPG-SDG arasında imzalanan mutabakatın uygulanmasının ülkenin bütünlüğü, istikrarı ve ekonomik yönden gelişimi açısından elzem olduğu vurgulanan açıklamada şunlar kaydedildi:
"Süreç baştan sona Cumhurbaşkanımızın talimatları çerçevesinde yürütülmüştür. MİT, MSB ve Dışişleri Bakanlığı başta olmak üzere devletimizin bütün kurumları, Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda Türkiye’ye yönelik mevcut risklerin bertaraf edilmesi, yeni tehditlerin ortaya çıkmaması ve göç dalgası olmaması amacıyla yüksek bir koordinasyon içinde olmuştur.
-Anlaşmanın bütünüyle uygulanması ile Suriye’nin üniter yapısının sağlamlaşacağı, ekonomik kaynakların tüm Suriyelilerin eşit bir şekilde hizmetine sunulacağı, daha da önemlisi ülkenin iç meselelerini hallederek, güçlü ve müreffeh bir Suriye’nin adımlarını atmaya başlayacağı değerlendirilmektedir.
"EGEMEN BİR ÜLKEDE MEŞRU SİLAHLI KUVVETLER DIŞINDA BİR SİLAHLI YAPI KABUL EDİLEMEZ"
-Devlet içinde devlet olmayacağı gibi egemen bir ülkede meşru silahlı kuvvetler dışında da bir silahlı yapı teşkil edilmesi kabul edilemez niteliktedir. Nitekim bu durum her daim çatışma ve bölünme riskini beraberinde taşıyacak ve ülkeyi dış müdahalelere ve yönlendirmelere açık hale getirecektir.
-Suriye’nin tüm devlet dışı yapılardan ve aktörlerden arındırılması, bu yapıların Suriye Devlet sistemine entegre olması, ülkenin tüm unsurlarının da katılımıyla meşru Suriye Hükümeti tarafından yönetilmesi gerekmektedir.
-Bu doğrultuda, ülkedeki tüm etnik grupların haklarının güvence altına alınması ve Yönetimde temsil edilmelerine yönelik Suriye Yönetimince atılan adımlar memnuniyetle karşılanmaktadır.
-Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed ŞARA’nın 17/01/2026’da ülkedeki Kürt vatandaşlarının eşit yurttaşlık temelinde tüm haklarının yasal güvence altına alındığına dair kararnamesinin önemli ilerleme olduğu aşikardır. Söz konusu kararname Suriye’deki Kürtlerin yasal güvencesi olarak görülebileceği gibi Esad Rejiminde ikinci sınıf vatandaş muamelesi gören Kürtler için tarihi bir kazanımdır.
"SURİYE YÖNETİMİ İLE ÇOK YOĞUN TEMAS YÜRÜTÜLDÜ"
-Türkiye bu süreçte sivillerin zarar görmemesi için Suriye yönetimi ile çok yoğun bir temas yürütülmüştür. Ayrıca hak ihlalleri yapılmaması, bulundukları bölgelerden çekilmek ve teslim olmak isteyen örgüt unsurları ve ailelerin güvenli tahliyeleri için gerekli koordinasyonlar sağlanmış ve sahadaki durum yakından takip edilmiştir.
-Diğer yandan çatışmada sivilleri kalkan olarak kullandığı tespit edilen örgütle mücadele eden Suriye Yönetiminin, sivillerin zarar görmemesi adına operasyonu daha hassas sürdürmeleri sağlanmıştır.
"ABD VE BÖLGE ÜLKELERİYLE DİYALOG İÇERİSİNDE OLUNDU"
-Bu çabalar kapsamında, Suriye Yönetimi’nin yanı sıra ABD başta olmak üzere DMUK (DEAŞ ile Mücadele Uluslararası Koalisyonu) bileşenleri ve bölge ülkeleri ile diyalog içerisinde olunmuştur.
-Suriye’de DMUK çerçevesinde DEAŞ terör örgütü ile mücadelesi hız kesmeden devam edecek olup, anlaşma kapsamında DEAŞ’lı tutukluların bulunduğu kampların güvenliği ve yasal sorumluluğu Suriye hükümeti tarafından üstlenilecektir.
-Suriye’de çatışmalar devam ederken devletimiz, taraflara itidalli olunması, kritik altyapı/tesislerinin zarar görmemesi, hedef alınmaması ve daha da önemlisi sivillerin zarar görmemesi ve yer değiştirmek zorunda kalmamaları adına yoğun temas ve girişimlerde bulunmuştur.
"ANLAŞMA SURİYE’NİN BÜTÜN BİLEŞENLERİNİN BARIŞ İÇERİSİNDE YAŞAMASININ GARANTİSİ OLACAK"
-Bu kapsamda 18 Ocak 2026’da imzalanan anlaşma, Suriye’nin birliğini ve bütünlüğünü esas alan ve Suriye’nin bütün bileşenlerinin barış içerisinde yaşamasının garantisi olacaktır. Ayrıca Suriye’nin istikrarı için temel taşlardan biri olma niteliğini taşımaktadır. Suriye’de kaos oluşması ve anlaşma zeminine varılmasına karşı duruş sergileyen tüm kesimlere rağmen varılan bu anlaşmanın hayata geçmesi yönünde cesaret ve feraset gösteren tüm tarafların ve entegrasyon sürecini destekleyen ülke ve şahısların sürece verdikleri katkı takdire şayandır.
-Öncelikle Suriye’nin ve bölgenin istikrarı için hayati önem arz eden bu anlaşmanın uygulamaya geçirilmesine ilişkin aşamalarının takip edilmesi gerek Suriye gerekse de uluslararası toplumun yükümlülüğüdür.
-Bu anlaşmanın uygulanması ile ülkenin üniter yapısının sağlamlaşacağı, ekonomik kaynakların tüm Suriyelilerin eşit bir şekilde hizmetine sunulacağı, daha da önemlisi ülkenin iç meselelerini hallederek, güçlü ve müreffeh bir Suriye’nin adımlarını atmaya başlayacağı değerlendirilmektedir.
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİNİN TAM ANLAMIYLA BAŞARIYA ULAŞMASI İÇİN DE KRİTİK ÖNEME SAHİP"
-Bölgemizin sorunlarının bölgenin kendi gerçekleri ve dinamikleri temelinde çözümü esastır. Bu anlayış sürdürülebilir barışın ve istikrarın en etkili yoludur.
-Suriye’de istikrar ve güvenliğin tesisi, hem ülkemizin hem de bölgemizin güvenliğini esas alan Terörsüz Türkiye hedefinin tam anlamıyla başarıya ulaşması için de kritik öneme sahiptir."
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR“Yaptığınız ayıptır” dedi, dayak yedi! Selvedge denim kalitesi: Levi's pantolonda 1946 TL indirim var
Yorumlar
Kalan Karakter: