MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bugün partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmayla siyaset sahnesine damga vurdu. Bahçeli konuşmasında "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" sözleriyle hukuki süreçleri gündeme taşıdı.
DEM PARTİ'DEN İKTİDARA ÇAĞRI
Bahçeli'nin konuşmasının ardından TBMM'de DEM Parti'nin grup toplantısı düzenlendi. Toplantıda DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, iktidara adım atma çağrısında bulundu.
"ARTIK İKTİDAR BU KONULARDA GECİKMEDEN ADIM ATMALI"
Bakırhan konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"Bizden önce bu kürsüde Sayın Bahçeli konuştu. Bazı şeylerine katılmamakla birlikte şimdi söyleyeceğim şeylere de katıldığımızı belirtmek istiyorum. Sayın Bahçeli'nin sözünü ettiği umut hakkı, kayyum utancından kurtulmuş ve siyasi tutsakların özgür olduğu bir Türkiye bizim de taleplerimizdir. Sayın Bahçeli'nin bu tespitleri önemli ve değerlidir. Bunun muhatabı iktidardır. Artık iktidar Sayın Bahçeli'nin dediği bu konularda gecikmeden adım atmalıdır. Bu çerçevede bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi sözü eyleme dökerek tarihi bir eşikten geçme fırsatıyla karşı karşıyadır. Bu süreç güçlü bir meclis iradesiyle tereddüde yer bırakmayacak şekilde şeffaf ve cesur adımlarla artık ilerlemelidir. Hazırlanacak ortak komisyon raporu yasal ve hukuki altyapıyı ören, halklara güven veren bir toplumsal sözleşme niteliğinde olmalıdır.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'A SESLENDİ: "BU SÜRECİ NASIL İLERLETECEĞİZ?"
Kürtlere saydırıyor. Kürtlere sövüyor. Hem Kürtlerle iç barışı tahkim etme arayışında olmak hem de ırkçılığa izin vermek bir Ankara paradoksudur. Ve bu paradoksu aşmak da bu iktidarın görevidir. Bu vesileyle Sayın Erdoğan'a da bir şey ifade etmek isteriz. Hep Kürt vatandaşlarınızdan bir şeyler rica ediyorsunuz ya, baş göz üstüne. Bir defa da beyaz ve yeşil ırkçılara rica etseniz de ayrımcılık yapmayı bıraksalar. Bir defa da dönüp bakanlarınıza, sözcülerinize ve danışmanlarınıza rica etseniz de her konuştuklarında Kürtlerin sinirleriyle oynamayı bıraksalar. Kürtlere rol biçmeyi ve akıl vermeyi bıraksalar Sayın Erdoğan. Partiniz adına söz kuranları sürekli parmak sallamasıyla sürece sadece güvenlikçi pencereden bakmalarıyla ve etki alanınızdaki medyanın zehirli diliyle bu süreci nasıl ilerleteceğiz? Çok açık söylüyorum. Bu sözcülerinizin ve medyanın bu dilinden hem biz hem de tabanımız rahatsızlık duyuyor. Öyle değil mi? Ama herkes bilsin ki biz onurlu bir halkın evlatları çocukları olarak düşmanlık dili asla kurmayacağız. Halkları birbirine kırdırtan zehirli bir dile asla teslim olmayacağız. 'Kürt eşittir terör' diyen zihniyeti asla kabul etmeyeceğiz. Bölgesel gerilimlerden korunmanın, barışı örgütlemenin bizleri modern bir ülke yapabileceği tarihsel bir eşikteyiz."
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRMuş'ta bembeyaz kar bir gecede kahverengiye dönüştü Gölcük Tabiat Parkı’nda kış güzelliği
Yorumlar
Kalan Karakter: