Hem Rusya lideri Vladimir Putin hem de ABD Başkanı Trump’ın askeri müdahaleleri “ulusal güvenlik tehdidini ortadan kaldırma” gerekçesiyle savunması, hedef ülkede altyapıyı hedef alan operasyonlara yeşil ışık yakması gibi benzerlikler “iki lider arasındaki farkları bulun” dedirtiyor.
ÖNCE PUTİN YAPTI
Putin, 2022’de Ukrayna’ya yönelik askeri harekâtı duyururken Kiev yönetiminin Rusya’nın güvenliği için tehdit oluşturduğunu savundu. Ukrayna’daki yönetimi “Nazi” olarak nitelendiren Moskova, ülkenin “silahsızlandırılması ve aşırılıkçılardan arındırılması” gerektiğini ileri sürerek operasyon başlattı. Bu karar aynı yıl Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda oylanmış ve Rusya’nın Ukrayna’dan çekilmesini isteyen karar ezici çoğunlukla kabul edilmişti. Savaş ilerledikçe Moskova yönetimi Ukrayna’nın enerji altyapısını ve lojistik tesislerini hedef alan saldırıları yoğunlaştırdı. Barajlar, limanlar ve elektrik dağıtım merkezleri balistik füzeler ve kamikaze dronların hedefi oldu. Savaş, Macaristan ve Slovakya dışında Avrupa’nın Ukrayna’nın arkasında hizalanmasına yol açtı.
SONRA TRUMP KOPYALADI
ABD Başkanı Donald Trump ise İran’ın nükleer silah geliştirmeye çok yakın olduğu ve bunun ABD ile müttefikleri için büyük tehdit oluşturduğu gerekçesiyle İran’a müdahale etti. “Rejim değişikliği” hedefiyle başlatılan ABD ve İsrail saldırıları henüz işgale dönüşmese de Washington’un olası kara harekâtını değerlendirdiği haberleri gündemde. Trump ayrıca İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açmaması halinde ülkedeki elektrik santrallarını vuracaklarını duyurdu. ABD’nin İran’a yönelik saldırıları uluslararası arenada tartışma yarattı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres operasyonların durdurulması çağrısında bulunurken, “Bu bizim savaşımız değil” diyen Avrupa ülkeleri İran konusunda Washington’a mesafe koydu.
Yorumlar
Kalan Karakter: