MEŞRULUĞU SORGULANIYOR
Trump’ın egemen bir ülkenin başındaki bir kişiyi bir gece yarısı operasyonuyla kaçırıp ülkeye getirmesinin meşrutiyeti Amerikan kamuoyunda tartışılan en büyük meselelerden biri oldu. ABD Kongresi’ne herhangi bir şekilde bilgi vermeyen ve bu operasyon için kongre onayı almayan Trump yönetimi, hangi yetki ile bu eylemin gerçekleştirildiği sorulunca “Mahkeme kararı var” dedi. Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun bahsettiği mahkeme kararı, 2020 yılında Maduro ve eşi adına New York Güney Bölge Savcılığı’nda düzenlenen iddianame. Fakat bir ülkenin savcılığının düzenlediği iddianame ile başka bir ülkenin liderinin kaçırılıp kaçırılamayacağı bir başka tartışma konusu.
VENEZUELA VALİSİ Mİ OLDU
Maduro’nun kaçırılmasından sonra olayla neredeyse eş seviyede şok dalgası yaratan açıklama Trump’tan geldi. Yaptığı ilk basın toplantısında Venezuela’yı kendisinin yöneteceğini söyleyen Trump, ülkenin yönetimini Venezuellalılara bırakma riskini alamayacağını söyledi. O andan bu yana Amerikan kamuoyunda en çok tartışılan mesele de ABD’nin Venezuela’ya asker gönderip bu ülkeyi süresiz yönetip yönetmeyeceği oldu. Pazar gecesi Venezuela’yı gerçekte kimin yönettiğine yönelik açıklama yapan Trump, “Her şeyi biz yöneteceğiz. Yöneteceğiz, düzelteceğiz. Doğru zamanda seçimleri yapacağız” dedi.
TABANDA ÇATLAK YARATTI
Seçim kampanyası döneminde rakipleri Kamala Harris ve Joe Biden’ın dünyayı Üçüncü Dünya Savaşı’na sürükleyeceğini iddia eden Trump, kendisini barış adayı olarak sunmuştu. Trump’ın en sadık müttefiklerinden olan ancak daha sonra Trump’ın vaatlerinden saptığını söylediği için Başkan ile yolları ayrı düşen Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Marjorie Taylor Greene, “Başka bir ülkeyi yönetmek ‘Önce Amerika’ anlamına gelmez. Bu, zaten kendi ülkelerinde zor durumda olan Amerikalılar tarafından finanse edilen bir imparatorluktur” diyerek operasyonu eleştirdi.
TRİLYONLAR HARCANMIŞTI
ABD’nin Afganistan ve Irak’ı işgal edip bu ülkelerde ulus inşasına girişmesi birçok asker kaybına ve trilyonlarca dolar masrafa sebep olmuştu. George Bush’un bu politikalarını geçmişte çok sert bir dille eleştiren Trump‘ın da aynı politikaya yönelme sinyalleri geçmiş yaraları tekrardan açtı. Konu hakkında kendini savunan Trump, “Irak’ı ben yapmadım. O Bush’tu. Bu soruyu Bush’a sormanız gerekir” dedi.
Yorumlar
Kalan Karakter: