ABD Donanması'nın 911 görev gücü, 31. Deniz Piyade Sefer Birliği'nin (MEU) bir parçası. Birlik, amfibi kara ve hava muharebesi ile lojistik destek konusunda uzmanlaşmış hızlı bir müdahale gücü olarak biliniyor. Japonya'nın güneyindeki Okinawa adasında konuşlanan birlik, yüzer üslerden faaliyet gösterebiliyor. Bu sayede, çatışma bölgesine yakın bir konumda beklerken kıyıdan uzakta kalabiliyor.
ABD'de "911 gücü" olarak anılan MEU'lar, savaş hazırlık seviyelerinin yüksek olmasıyla tanınıyor. Washington, bu birlikleri daha önce 2001'deki Afganistan işgali gibi çatışmalarda sahaya sürmüştü. ABD'li yetkililer, yeni misyonun niteliği hakkında henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak birliğin, Basra Körfezi'ne tek giriş noktası olan Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü yeniden sağlamakla görevlendirileceği tahmin ediliyor.
İRAN ADALARINA BASKIN HAZIRLIĞI
Dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı, 28 Şubat'ta başlayan çatışmalardan bu yana yoğun çatışmalara sahne oldu. Tahran yönetiminin boğazı ABD ve İsrail'e kapatma kararı, bölgede gemi trafiğini neredeyse durma noktasına getirdi. Hürmüz krizi, küresel ekonomide büyük bir kargaşaya ve petrol fiyatlarında ciddi artışlara yol açtı.
New York Times'ın (NYT) haberine göre, ABD savunma yetkilileri, 911'in konuşlandırılmasıyla Hürmüz Boğazı yakınlarındaki adalara baskınlar düzenlenme seçenekleri olacağını kaydetti. İran'ın bölgeye mayın yüklü hızlı botlar yerleştirmekle tehdit ettiği biliniyor.
RİSKLİ VE ZORLU OPERASYONLAR YAKINDA BAŞLAYABİLİR
Yetkililer, Washington'un kara harekatları da dahil olmak üzere tüm seçenekleri masada tuttuğunu vurguladı. Uzmanlar, yaşanan gelişmeler ışığında ABD kuvvetlerinin boğaz çevresindeki toprakları ele geçirmek gibi riskli ve zorlu operasyonlara yakında başlayabileceğini belirtti.
Pentagon şu anda İran ordusunun boğazı mayınlama olasılığına karşı nasıl bir önlem alacağı sorusuyla boğuşuyor. Yetkililer, İran'ın insansız hava araçları (İHA) ve gemisavar füzelerinden duydukları endişe nedeniyle dar boğaza büyük savaş gemileri göndermekten kaçınıyor. Ancak 31. Deniz Piyade Sefer Birliği'nin bölgeye gelişi, çatışmada ABD kara operasyonlarının başlangıcına işaret ediyor olabilir.
911 GÜCÜNÜN YAPISI
Her bir Deniz Piyade Sefer Birliği (MEU), farklı unsurlardan oluşan karma bir yapıya sahip. Birliğin bünyesinde piyade, zırhlı araçlar ve topçu birliklerinden oluşan bir kara muharebe unsuru bulunuyor. Bunun yanı sıra helikopterler ve F-35B gibi savaş uçaklarından oluşan bir havacılık grubu ile lojistik ve komuta ekipleri de yer alıyor. 31. MEU ayrıca, gemilerdeki elektronik karıştırma araçları sayesinde insansız hava araçlarına karşı mücadele konusunda da deneyimli.
Orta Doğu'ya konuşlanacak 2 bin 500 deniz piyadesi, USS Tripoli gemisiyle seyahat edecek. Gemiye genellikle USS New Orleans ve USS San Diego adlı 2 amfibi nakliye gemisi eşlik ediyor. USS Tripoli, çok sayıda F-35B savaş uçağı, MV-22 Osprey ve çeşitli helikopterler taşıyor. Gemi, deniz ve kara saldırıları için "Lightning Carrier" (Yıldırım Taşıyıcı) olarak görev yapabilecek şekilde dönüştürülebiliyor. Diğer gemiler ise kara çıkarma operasyonları için topçu birlikleri ve amfibi hücum araçları taşıyor.
Naval News'in tahminlerine göre, birlik geçtiğimiz hafta Filipin Denizi'nde faaliyet gösteriyordu. Uzmanlar, 911'in Hürmüz Boğazı'na ulaşmasının 10 ila 15 gün sürebileceğini hesaplıyor. Trablus'taki Amfibi Hazırlık Grubu, bölgede hali hazırda konuşlu bulunan USS Gerald R Ford ve USS Abraham Lincoln uçak gemilerine katılacak.
HÜRMÜZ, ABD VE İSRAİL'E KAPALI
İran, çatışmaların başlamasından bu yana ABD ve İsrail'e Hürmüz Boğazı'nı kapattı. Tahran yönetimi, izinsiz geçmeye çalışan herhangi bir gemiyi bombalayacağını vurguladı. Savaşın başlangıcından bu yana, İran güçleri Basra Körfezi ve boğaz çevresinde faaliyet gösteren en az 18 gemiyi hedef aldı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, Çin ve Hindistan gibi ülkelerden gelen bazı teknelerin geçişine izin verilse de, boğazdaki genel gemi trafiği yüzde 97 oranında azaldı.
Donald Trump cumartesi günü ABD'nin "İran'ın askeri kapasitesinin yüzde 100'ünü yok ettiğini" söyledi. Öte yandan Trump, Tahran'ın Hürmüz Boğazı üzerinden bomba ve kısa menzilli füzelerle donatılmış İHA'lar göndermesinin kolay olacağını da kabul etti. Bu durum, ABD'nin denizdeki üstünlüğüne rağmen İran'ın asimetrik tehditler oluşturma kapasitesini koruduğunu gösteriyor.
31. Deniz Piyade Sefer Birliği'nin yeniden konuşlandırılması, Orta Doğu'daki acil ihtiyacı karşılarken Pasifik bölgesinde bir boşluk yarattı. Bu hamle, Tayvan ve Güney Kore'yi de kapsayan bölgeyi hızlı müdahale gücünden mahrum bıraktı. ABD daha önce de THAAD füze savunma sistemine ait füzeleri ve fırlatma rampalarını Güney Kore'den Orta Doğu'ya taşımıştı. Karar, Pasifik'teki müttefiklerin hem Çin hem de Kuzey Kore'den gelebilecek saldırılara karşı savunmasız kalabileceği endişesine yol açtı.
Yorumlar
Kalan Karakter: