SURİYE’de Şam yönetimine bağlı güvenlik güçlerinin terör örgütü PKK iltisaklı SDG’yi askeri harekâtla mağlup ederek ülkenin tamamında kontrol sağlamasının ardından, ülkenin devlete ait petrol şirketi SPC, önceki gün ülkenin ilk açık deniz petrol ve gaz sahasının geliştirilmesi için ABD ve Katar ile bir mutabakat zaptı imzaladı. ABD’li Chevron ve Katar merkezli Power International Holding bünyesindeki UCC Holding ile Suriye açıklarında petrol ve doğalgaz arama ile geliştirme faaliyetlerine yönelik bir ön mutabakat imzalanması, Şam’ın Doğu Akdeniz enerji denkleminde bugüne kadar dışında kaldığı oyuna gecikmeli de olsa dahil olma isteği olarak değerlendirildi.
TÖRENE ŞARA VE BARRACK KATILDI
Anlaşma, Şam’daki Halk Sarayı’nda Devlet Başkanı Ahmed Şara ve ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın da katıldığı törenle resmiyet kazanırken, Suriye Petrol Şirketi CEO’su Yusuf Kablavi, bu adımın ulusal ekonomiyi güçlendirmede kritik rol oynayacağını belirtti. Barrack da Chevron’un dünya çapında tanınmış bir enerji şirketi olduğunu vurgulayarak, bu ortaklığın Suriye’nin uluslararası imajını yeniden şekillendirme yönünde dönüştürücü bir adım olduğunu savundu. ABD’li yetkili, enerji yatırımlarının istihdam yaratabileceğini ve yaşam koşullarını iyileştirebileceğini ifade etti. Mutabakat zaptı, önümüzdeki iki ay boyunca geçerli olacak ve bu süre içinde nihai sözleşmeler ile operasyonel detayların netleştirilmesi bekleniyor. Kablavi, yazdan önce sondaja başlanacağını belirterek, gaz rezervlerine ulaşmanın dört yıl kadar sürebileceğinin tahmin edildiğini söyledi.
İLK KEZ ENERJİ İŞBİRLİĞİ
Anlaşmanın en dikkat çekici yönlerinden biri olarak ABD merkezli bir şirketin yeni Suriye devleti ile doğrudan bir enerji işbirliğine dahil olması gösteriliyor. Bu durum, yıllardır yaptırımlar ve siyasi izolasyonla karşı karşıya olan Şam yönetimi açısından örtük bir normalleşme sinyali olarak yorumlanıyor. Katar merkezli Power International Holding’in anlaşmada yer alması, Suriye’nin Arap dünyasıyla yeniden ekonomik entegrasyonu açısından önemli görülüyor.
RUSLARA NİYET AMERİKALILARA KISMET
Devrik Beşar Esad yönetimi 2013 yılında Rus enerji şirketi Soyuzneftegaz ile Suriye’nin Akdeniz kıyılarında hidrokarbon arama ve üretim hakkı sağlayan kapsamlı bir anlaşma imzalamış ancak Rus şirket herhangi bir arama ya da keşif faaliyetinde bulunmamıştı. Suriye’nin hidrokarbon rezervleri tahmini olarak 2.5 milyar varil ham petrol ve 8.5 trilyon metreküp doğal gaz olarak hesaplanıyor. Savaş öncesi dönemde ülke günlük yaklaşık 380 bin varil petrol üretimiyle ekonomisinin önemli bir gelir kaynağını bu petrol ihracından kazanıyordu. Şimdi bu rakamın üzerine çıkılması hedefleniyor.
ANKARA YAKINDAN İZLİYOR
Suriye, 14 yıl süren ve iç savaş sebebiyle Doğu Akdeniz enerji denkleminde Lübnan, İsrail, Mısır ve Güney Kıbrıs’ın gerisinde kalmıştı. Ancak bu adım, deniz yetki alanları tartışmalarını yeniden gündeme getirmesi nedeniyle bölgedeki dengeleri etkileyebilir. Bu bağlamda gelişme, Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikası açısından da yakından izleniyor. Suriye’nin deniz yetki alanları konusunda atacağı adımlar, ittifakları doğrudan etkileyebilir. Uzmanlar, Ankara Şam arasındaki yakın ilişkinin sürmesi halinde; Türkiye’nin Libya ile 2019’da imzaladığı ‘Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması’nın bir benzerini de Suriye ile imzalayabileceğini dile getiriyor.
ABD ve Suriye arasındaki anlaşma töreninde ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara yer aldı.
Yorumlar
Kalan Karakter: