" UYUMAK İÇİN " DUA EDECEKSİN

Cihat DÜNDAR, başarılı yazar Eray Akgül ile sizin için konuştu. Uyumak İçin isimli kitabı üzerine değerlendirmelerde bulunan Eray Akgül yazarlık hayatına okuduğu kitapların yarattığı etkiden sonra ben de başka evrenler yaratabilirim diyerek başladığını anlattı. İlham aldığı yazarların başında Zülfü Livaneli ve Jack London geldiğini öğrendiğimiz Eray Akgül, kitabı ile ilgili bilinmeyenleri anlattı ve yeni çalışma müjdesini verip bir itirafta bulundu: “Toplumu ve insanı izlemeye, eser yaratmaya devam etmek en önemli planım.

" UYUMAK İÇİN " DUA EDECEKSİN
02 Temmuz 2022 - 23:00 - Güncelleme: 02 Temmuz 2022 - 23:34
Öncelikle sizi tanımak isteriz. Eray Akgül kimdir?
Merhaba. Zonguldak’ta 1982’de doğdum. İlkokul 1’den sonra babamın memuriyeti sebebi ile Antalya’ya taşındık. Antalya benim hayatımın şekillendiği kenttir. 30 yaşına kadar Antalya’da yaşadım ve yaklaşık 10 senedir Kocaeli’nin Gebze ilçesinde yaşıyorum. Birçok sektörde çalıştım. Şuan bir özel şirkette çalışıyorum. Sürekli okuyan, araştıran ve her fırsatta yazmaya çalışan biriyim. Şuana kadar bir romanım yayınlandı ve bir edebiyat dergisinde kısa polisiye öykülerim yayınlanmaktadır.
 
Yazarlık hayatınız nasıl başladı? Size öncülük eden bir isim var mı?
İlk okuduğum kitaplardaki maceralar ve karakterler beni adeta büyüledi. Başka dünyalara yapılan yolculuklar, “ben de bambaşka evrenler yaratabilirim” fikrini doğurdu. Bu fikir benim hayatımda yazarlıkla alakalı ilk kıvılcımı oluşturdu.
 
İlham aldığım birçok yazar var. Bunların başında Zülfü Livaneli gelir. Hemingway den, Jack London’a jules Verne’den Ömer Seyfettin’e birçok yazar hayal gücümü şekillendirdi. Daha ileri yaşlarda polisiye gerilim türündeki yazarlar ilgimi çekmeye başladı. Grange, Gerritsen, Nesbo, Ahmet Ümit, Celil Oker, Emrah Serbes bunlardan bazıları.
 
Yazarken nelerden etkilenirsiniz?
Toplumdan etkileniyorum. İnsandan etkileniyorum. İnsanın, toplum içindeki yeri ve insanın topluma bakışından etkileniyorum. Günümüzde, toplumcu bakış açısıyla bakan bir yazar için çok verimli topraklarda yaşıyoruz. Tarihimiz ve günümüz gören gözler için yeterince etkili bir ilham kaynağı.
 
Uyumak İçin isimli eserinizden bahseder misiniz?
Toplum ve aile baskısı yaşamış bir çocuğun yetişkinliğe eriştiğinde, toplumun içinde bir rol almaya çalışması ve sonuçta hayatın içinde savrulmasını konu alıyor. Bir polis ekibimiz var. İzzet baş komiser ve ekibi. Polislerin ve suçluların hayatlarını odak alarak suça bir bakıştır.
 
Uyumak İçin isimli eserinizin ismi nerden geliyor?
Bu öyküyü yazmadan uzun zaman önce aklımda tasarladım. Sahne sahne, adeta film izler gibi öykünün içinde yaşadım. İsim ilk günden beri aklımdaydı. Kitabım ismi baş karakter İzzet baş komiserin bir zaafından geliyor. Aslında isim bir metafor. Şehrin pisliklerini temizlemeye çalışan emektar polisin bu uğurda neler yapabileceğini ve sınırlarını ne kadar zorlayabileceğini anlatmak istedim.
 
Uyumak İçin isimli kitabınızı okur gözüyle yorumlar mısınız?
Öncelikle karanlık ve hazin bir öykü olduğunu söylemem lazım. Kendi yazdığım bir kitap için ne kadar objektif olabilirim bilemiyorum ama deneyebilirim diye düşünüyorum. Çok derinlikli karakterlerin olduğunu söyleyebilirim. Zaman ve mekânın kullanılmadığı ve konu itibariyle tüm zamanların ortak sorunlarından birinin işlendiğini söyleyebilirim. Birçok geri dönüşten bildiğim bir konuda kitabın akıcı olması. Film izler gibi kitabın içinde kaybolunduğu bir polisiye gerilim romanı.
 
Uyumak İçin isimli kitabınızın vermek istediği mesaj nedir?
Mesaj hayat. Hayatın yaşanması. Kimi hayatların diğerlerinden ne kadar zor olduğunu ve toplumun nezdinde bunun önemi olmaması. İşte bu değersiz görülen, fark etmeden yanından geçilip gidilen insanlara ışık tutmak istedim. Bireyin yaşadığı zorlukların, insanın biricikliğinin ve bir hayatın aslında nelere mal olabileceğini anlatmaya çalıştım bu eserimde. Bir edebi eser toplumdan azade olamaz bence. Toplumu yok sayan, geniş kitlelerin sorunlarını işlemeyen edebiyatın bir kanadı yok demektir. Edip halka kaşnelerde, plazaların üst katlarından bakamaz. Nerede bir sorun varsa, yazarın kalbi orada atmalıdır. Toplumdan dışlanan bir çocuğun, herkesin biricik çocuğundan hiçbir farkı olmadığını düşünüyor ve türlü şekillerde buna değinmeye çalışıyorum. Bunun için en güçlü silahım yazmak.
 
Yeni çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
Şuan yeni çalışma olarak yakın zamanda yeni kitabım çıkacak. Polisiye türünde olacak. Aynı ekibin değişik bir macerası. Bunu bir seri şeklinde 5 kitap olarak düşünüyorum ama bir sınır yok. Üçüncü kitap olarak ise polisiyeden biraz daha farklı bir öykü olacak. Biyografi türünde bir eser olacak. Yaşanmış bir hikâyeyi bir kurgunun içinde sunacağım. O kitabın ise hemen hemen yarısını yazdım. Bir dergi var yazı yazdığım, ona da devam etmek istiyorum. Bir projemde yakın tarihte yaşanan bir olayı roman şeklinde sunmak. Yazmakla ilgili aklımda bir hudut yok. Toplumu ve insanı izlemeye, eser yaratmaya devam etmek en önemli planım.

Bu haber 128 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum