BİR DAMLA İZDÜŞÜM BİR DAMLA LOTUS KALBİ

Cihat DÜNDAR, sevilen yazar Damla Us ile sizin için konuştu. İzdüşüm ve Lotus Kalbi isimli kitapları üzerine değerlendirmelerde bulunan Damla Us, salgının kendisini nasıl etkilediği sorusuna şöyle yanıt verdi: “ Durmayı ve hayat koşturmamızda kendimizi nasıl ertelediğimizi hatırlattı. “ Yazarken hayata dair herşeyden etkilendiğini öğrendiğimiz Damla Us, Lotus Kalbi ve İzdüşüm ile ilgili bilinmeyenleri anlattı. Yaşadığı hayatı sorgularken yazmaya başladığını ve kendisine ilham veren hocasını dinlediğimiz yazar yeni çalışmalarını anlatırken bir de itirafta bulundu: “ Hayatımı sanat gibi yaşarsam ruhumun imzası orada olacak.”

BİR DAMLA İZDÜŞÜM BİR DAMLA LOTUS KALBİ
05 Ekim 2021 - 23:52
Öncelikle sizi tanımak isteriz. Damla Us  kimdir?
15 Ağustos 1987 yılında İstanbul’da doğdum. Orta ve lise öğrenimimi İstek Semiha Şakir Lisesi’nde tamamladım. İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası Finans bölümünü bitirdikten sonra özel sektörde faaliyet gösteren aile şirketinde işe girdim. Yedi yıl boyunca burada aktif olarak çalışırken hayat amacımı sorgulamaya başladım. Çalışma hayatımın başından beri yaşadığım hayat sanki bana ait değilmiş gibi geliyordu. İçimde bir yerlerde hep bir şeyler eksikti ve sanki içim bir şeylerin yanlış gittiğini söylüyordu. Bu ruh halinden çıkabilmek için kendimi kişisel gelişimime adadım. Parapsikoloji, kişisel gelişim kitapları okurken bir yandan da eğitimlere, bireysel çalışmalara gitmeye başladım. Yaşam amacımı sorguluyordum ve işte tam bu noktadan sonra hayatıma şiir, yazı, meditasyon ve müzik girdi. Hayatımdaki tutkumu bulmaya başlamıştım. Böylece tam zamanlı işimi yarı zamanlıya indirerek tutkularımın peşinden gitmeye karar verdim. Bu sayede de bestelerim ve kitaplarım hayata bıraktığım birer hediye haline geldi.

Yazarlık hayatınız nasıl başladı? Size        öncülük eden bir isim var mı?
Küçüklüğümde tuttuğum günlüklerimin dışında yazı hayatım ancak kendi yaşamımı sorguladığım zaman başladı. Önceden bahsettiğim gibi kendimi arayış yolumda düzenli meditasyonlar yapıyordum. Bir gün derin meditasyondayken gözümün önünde karakterler belirmeye başladı. Bana bir hikâye anlatıyorlar, bu hikâyedeki olayları gösteriyorlardı. O kadar gerçekçiydi ki sanki film izliyor gibiydim. Gördüklerimin heyecanı ile aniden gözlerimi açıp yazmaya başladım. Gördüklerimi tüm detayları ile yazarken bunun bir çizgi film olabileceği fikri zihnimde dolanıp duruyordu. Yazmam bitince hayatımda hiç bilmediğim tarz olan sinopsisi bir kalemde yazmış bulundum.
Senaristlere ulaştırıp bu çizgi filmin hayata geçmesini istiyordum. Ama ne sinema ne de edebiyat çevresinden tanıdığım olmadığı için ne yapacağımı da tam olarak bilmiyordum. Babamın çok yakın arkadaşı Halil amcam, Latife Tekin’i tanıdığını ve öncülüğünü yaptığı Gümüşlük Akademisi’nde atölyeler düzenlendiğini söyleyince kafamda bir ışık yandı. Bir şekilde tanışmayı, yazdığımı okuyup değerlendirmesini çok istiyordum. Gümüşlük Akademisi’nde Türk Pop tarihi ile ilgili bir seminere Halil amcam ile birlikte gittik. Bu sayede Latife Tekin ile tanışacak, yazdığım sinopsisi ona teslim edecektim. Ama ben heyecandan ne konuşabildim ne de derdimi anlatabildim. Seminerin sonunda oradan ayrılmadan hemen önce Halil amcam elimdeki dosyayı vermem için beni dürttü ve ben elimdeki dosyayı Latife hocama uzatırken sadece gözlerinin içine bakabildim. O an beni anlamasını diler gibiydim. Tutuk halimi bırakıp Latife hocama sımsıkı sarıldım ve içimden sadece şunu geçirdim; lütfen önyargısız okuyun ve değerlendirin. Daha sonra ne yaptığımın farkına vardığımda kendimi geri çektim ve hocama gülümseyip Halil amcam ile birlikte oradan ayrıldık.

Aradan üç gün geçtikten sonra Latife Tekin beni aradı ve yetenekli biri olduğumu, hayal gücümün çok geniş olduğunu söyledi. Buradaki atölyelere katılabileceğimi, böylece hangi tarzın bana uygun olup olmadığını daha rahat bulabileceğimi söyledi. Bir yol açılmıştı, mutluluktan uçuyordum adeta. Bunun üzerine atölyelere katılarak yazma serüvenim başlarken sevgili Latife Tekin de bana öncülük etmiş oldu.
Yazarken nelerden etkilenirsiniz?
Yazarken olduğum ambiyanstan, ruh halimden, o an çalınan bir müzikten, havanın güneşli olup olmamasından yani hayata dair olan her şeyden etkileniyorum. Bu da tabii ki yazıma yansıyor.
Lotus Kalbi isimli eserinizden bahseder            misiniz?
2021 yılının Nisan ayında ilk romanım, ikinci kitabım Lotus Kalbi, Edebiyatist Yayınevi Yazar Evi Özel Koleksiyonu olarak yayımlandı. Editörlerim Can Gazalcı ve Ebru Akkaya ile çok verimli bir çalışma gerçekleştirdik. Lotus Kalbi, Lili adında bir kızın ruhsal yolculuğunu anlatan bir mistik bir roman. Din, tarih, mitoloji, tasavvuf, kişisel gelişim gibi konuların yer aldığı kitapta zamanın lineersizliği, birlik bilinci ve koşulsuz sevgi gibi temalar mevcut. Türkiye’nin ve dünyanın bazı mistik noktalarına giden Lili her gittiği yerde aldığı mesajlar ile kendi özüne daha çok yaklaşıyor, parçaları birleştirip bütünü görmeye başlıyor. Yolcuğu boyunca ona eşlik eden insanlar da Lili’nin kendi yolunu bulmasına yardımcı oluyor.
Okuyucularımdan aldığım geri dönüşler; sürükleyici anlatımı ile kitabın su gibi aktığı ve kitapta yer alan bilgilerin içlerine kadar işledikleri yönünde.
Lotus Kalbi eserinizin ismi nerden geliyor?
Lotus  sizin de bildiğiniz gibi bir nilüfer çiçeğidir. Nilüfer çiçeği bataklıkta açabilen, yaprakları bir araya getirildiğinde daire şeklini aldığı için tasavvufta yaradılışı simgeleyen bir çiçektir. Dünya genelinde ise ruhsal arınmayı, manevi kurtuluşu ve içsel huzuru temsil eder. Yani bir nevi lotus çiçeği aydınlanmayı simgeler. Bizler de bu dünyadaki kirli bilgilerin içinde aslında bir bataklıkta yaşıyoruz. Buradan çıkış yolu ise kalbimize odaklanıp oradaki saflığımızı hatırlayarak özümüzü hatırlamak ve kendi bataklıklarımızda bir nilüfer çiçeği gibi açılmak. Lotus Kalbi ise tam olarak bunun nasıl mümkün olabileceğini anlatan bir roman olduğu için ismi de Lotus Kalbi oldu.
İzdüşüm isimli kitabınızı okur gözüyle yorumlar mısınız?
2018 yılının Nisan ayında çıkardığım ilk kitabım, ilk göz ağrım İzdüşüm kırk adet mistik şiirden meydana geliyor. Her bir şiirin yanındaki resim ise yazmış olduğum dizelerin renklenmiş bir ifadesi. Okurların gözünde şiirler ile yaptıkları yolculukların yanı sıra yanındaki resimler yolculuklarını daha da derine doğru götürdüğü yönünde olduğunu düşünüyorum.


İzdüşüm isimli kitabınızın vermek istediği       mesaj nedir?
İzdüşüm şiir kitabım aslında bir uyanış çağrısı niteliğinde. Kalbimden kopup kaleme dökülen büyülü sözcüklerin, hazır olanların kalbinde yer edeceğini, onlara ilham olacağını hissederek  hayata geçirdiğim bir kitap.

Yeni çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
Gönlümde bir çok proje var ama henüz şekillenmedi. Belli olunca sizinle paylaşmaktan mutluluk duyarım. Ama size şunu söyleyebilirim; şiir, yazı, müzik ve meditasyon hayatımda her zaman var olacak. Çünkü biliyorum ki hayatımı sanat gibi yaşarsam ruhumun imzası orada olacak.

Covid 19 salgını sizi nasıl etkiledi?
Bu salgın aslında her birimize durmayı hatırlattı. Hayat koşturmamızda kendimizi nasıl ertelediğimizi, gerçek değerlerimizin ne olduğunu gösterdi. Tüketim çılgınlığından üretime geçmemiz gerektiğini, ihtiyacımızdan fazlasına nefsi terbiyeyi, dünyanın bir ucunda yaşayanlar ile görünmeyen bağlarla nasıl birbirimizi etkilediğimizi gösterdi. Herkes bu salgından kendi nasibine düşeni aldı elbet. Bana düşen ise uzun zamandır istediğim inzivayı yaşamak oldu. Bu sayede Lotus Kalbi’ni yazmak kısmet oldu.
 
Bu haber 215 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum