ADAMANNE KELİMESİNİ TÜRKÇEYE KAZANDIRACAK

Cihat DÜNDAR, sevilen yazar Semanur Perim ile sizin için konuştu. Gülüşünü Sevdiğim Diğer Yarıma adlı kitabı üzerine değerlendirmelerde bulunan Perim, salgının kendisini nasıl etkilediği sorusuna şöyle yanıt verdi: İki kedim oldu. En güzel yanı bu. Kitabının vermek istediği mesajı anlatan Perim yazarken nelerden etkilendiği ile birlikte yeni çalışmalarını anlattı ve bir itirafta bulundu: “ Çocukların mutlu olmadığı bir dünyayı burada "Yaşam Vardır" diyerek, hayatın var olacağı bir yer kabul etmiyorum.”

ADAMANNE KELİMESİNİ TÜRKÇEYE KAZANDIRACAK
23 Eylül 2021 - 13:25 - Güncelleme: 23 Eylül 2021 - 13:37

Öncelikle sizi tanımak isteriz.  Semanur  Perim kimdir?
Kitap kokusu ile evlat kokusu arasında kalmış bir ADAMANNE’yim.  Hani derler ya hep  tek başına mücadele eden erkek gibi kadın, o ben değilim. Ben gerçekten de  ( Şu an sadece ) "Kendim kullanıyorum" olsam da bu yazıyı okuduktan sonra,  dilimize bir güçlü anneyi anlatan ADAMANNE kelimesi Türkçede ki kullandığımız yeni kelimeler arasında yerini alacak, buna kesin gözüyle bakıyorum.  14-02-1973,  Ahmetbey kasabası Lüleburgaz Kırklareli doğumluyum. Hâlâ da burada yaşıyorum. Eğitim hayatıma, engellerden dolayı devam edemedim. 1984 -1985 "Türkiye Cumhuriyeti Altın yaldızlı "Başarı Belgem" ve "Örnek Öğrenciler Albümüm var" Emekçiyim. Edebiyat, öykü, blog yazıları ve şiir sevdiklerim arasında. Dünya tatlısı bir kızım, iki  tane de can dostu kedim var. Bu: Nisan ve By Şanslı. Cumhuriyet Sevdalısı, Mustafa Kemal Atatürk aşığı, çiçeği burnunda yazarım.
Okumayı, yazmayı ve "Çocukları" çok seviyorum. "Çocukların mutlu olmadığı bir dünyayı burada "Yaşam Vardır" diyerek, hayatın var olacağı bir yer kabul etmiyorum. Daha önceden sürekli yazdığım instagram "Blog yazılarım" var. Yardım amaçlı, ücretsiz olarak dağıtılan yerel dergilerde yazılarım var. En sonunda ilk kitabım Erol Yıldız hocamın önerisi ile kaleme  "Gülüşünü Sevdiğim Diğer YARIM’a sizlere okumanız için ulaşıp raflarda yerini aldı. Şu an ikinci Kitabımı yazıyorum. Antoloji kitabına şiir yazıyorum ve çocuklar için güncel, sade olması gerektiği gibi,  öğretici hikâyeler yazmak için çalışmalar yapıyorum.
SEVGİLER ORALAR

Yazarlık hayatınız nasıl başladı? Size        öncülük eden bir isim var mı?

Kendi yazılarını okurken benim sayfama uğramış. O gün güzel yüreği beğendiğini dile getirdi. “Semanur hanım bunları kitapta topla  lütfen. Söz uçar, yazı kalır "cümleleri ile benim tırtıl olduğum kozamdan, çıkarıp özgür yazan bir kelebeğe dönüşmemi sağladı. Bizlere her zaman hocamızın ellerinden öpmeyi öğrettiler. Bana gökyüzünde uçabileceğim kanatlar, sizlerin arasında yazabileceğim düşler hediye ettiğin için, verdiğin  "Altın Öğütler" ve desteğini yanımdan hiç eksik etmediğin için, her zaman aradığımda ulaşabildiğim, mum olan aydın kalemimi
IŞIĞA çeviren, bencillik etmeyerek siz okuma sevdalılarına, onlarca yazar kazandıran yeniliklere açık, YAZAR olmanın tüm sıfatlarını kaleminin ve yüreğinin hakkıyla yerine getiren Harika insan. Yazar, modern, uygar, çağdaş, aydın binlerce güzelliği, yüreğinde barındıran" ONURLU İNSAN Erol Yıldız ve naçizane kalemimin. En güçlü yanı her zaman saygıyı borç bildiğim sizin "Işığınız, bilginiz, tecrübeniz sayesinde "Kitap kokusu ile Evlat kokusu arasında kalmış bir anne yüreğini bırakıyorum bu dünyaya"
Bu hayatımda en çok minnettar olurum" diyeceğim tek güçlü yürek ve çağdaş kalem teşekkürler ediyorum sana, değerli hocam saygılar.

 Yazarken nelerden etkilenirsiniz?
Ne güzel şeydir, inanmak ve inandığını yaşamak. Zor olan, inandıklarını sorgulayabilmektir. Örneğin; Akademisyenim diyen bir insan araştırmacıdır sonuç elde eder. Ben ise yaşanmışlıklar üzerinde duruyorum ve kendi geliştirdiğim teknikleri kullanıyorum. Tıpkı kızımın boğazına şeffaf poşet parçası takıldığı gün, ona yaptığım ilk müdahalenin daha öncesinde  Nazlıcan'a öğrettiğim “Acıyan yeri olduğunda anneciğim”, Konuşamadığımız zaman ”Bana orayı elinle göster” dediğim gibi o gün kızımın hayatı bu yenilikçi düşünceler sayesinde mor mor olmuş bir halde, boğazından işareti ile aldığım, teyzesinin açıp yere düşürdüğü sigara paketi jelatini gibi benim çocuğumun hayatına mal olacaktı.

“İmaj” yapmak kolaydır. İki öykü yazıp yazar oldum dendiği gibi zor olan “olduğun gibi görünmek ya da göründüğün gibi olabilmektir.” Kolaydır, “hocanın gittiği yoldan” gitmek. Zor olan, hocayı sorgulayabilmektir. “Böyle gelip, böyle gitmesi” kolaydır, zor olan “tekere çomak sokacak cesarete sahip olmaktır. Ben imaj yada popüler olmak için yazmıyorum. Bu sebeple yazılarım çok sert ve gerçektir.  Yol gösterici aydın fikirler ilham kaynağım benim. Özgür yazmak için, özgür düşünmek ve bu düşünceyi kaleme alacak bilgi dağarcığı olan her şey beni yazmaya çekiyor. Bir adam düşünür, milyonlar peşinden gider. Kolaydır, “milyonların içinde bir” olmak. Zor olansa “milyonda bir” olabilmektir.
Kendin için istediğini herkes için istemek, başkasının başarısına tüm kalbinle sevinmek, kendine yapılmasını istemediğini başkasına yapmamak” kocaman bir yürek ister...

Gülüşünü Sevdiğim Diğer Yarıma isimli.  eserinizden bahseder misiniz? 
Gülüşünü Sevdiğim Diğer YARIM" Benim kızıma yazdığım blog mektuplarından oluşan yaşanmış gerçek hikayeleri anlatan bir eser. Ispanakları çok sevdiği gibi. Siz bakmayın gökkuşağının çok renkli olmasına. Tüm annelerin yüreği mavidir aslında. Emek gibi, umut gibi, sevgi gibi gelecek gibi ve bu "Okyanusun derinlerinde" saklarlar en değerli Hazinelerini. Her anne bir hikayedir aslında henüz yazılmamış. Şu içinde bulunduğumuz hayat şartları ne kadar ağır gelirse gelsin güçle, azimle, asaletle ve çok yoğun bir sevgiyle büyütürler evlatlarını. Mutluluk ekerler topraklarına, umutla sularlar. Sevgiyle yeşertirler. Her evlat bir buğday başağıdır, onların gönül gözlerinde zamanı gelince ekmeğe dönüşecek olan. Bu sebeple ki biz evladını nimet bilen annelerdeniz. Henüz fırından yeni çıkmış sıcacık ekmeğin kokusu gibi yanımızda olmasa da yüreğimizde hisseden, her daim varlığına şükreden, yok yapamam, hiç olur mu? Nasıl olacak ki? Gibi gel gitli düşünceler arasında bulursunuz kendinizi. Çünkü evladınız evin içinde bir yavru kedi istiyordur. Önceleri pek beceremesem de şimdiler de sevmeye doyamadığım, yatağınızı, yemeğinizi, yüreğinizi paylaştığınız bir sevgi yumağından hiç farkı olmayan, küçücük bir kalbe açarsınız. 47 yaşından sonra tüm kapılarınızı açtığınız evladınızın bir tek gülüşünü  görmek için işte bu kitap. Tüm zorluklara rağmen sabırla, sevgiyle, selametle evlatlarını yetiştiren, tüm annelere adanmıştır. Olur da  karanlıkta kalırsanız benim örnek olabileceğim gibi, çok onurlu güçlü anneler olarak bizlere yol gösterici olmasını temenni ediyorum. Işığa koşan ateş böcekleri gibi yolunuzu aydınlatsın. Yolun sonunda hasadımız bol olsun, adı da  "MUTLULUK” olsun. “

Gülüşünü Sevdiğim Diğer Yarıma adlı       eserinizin ismi nerden geliyor?
Gülüşünü Sevdiğim Diğer YARIMA bal AŞK KIZIM. Çok  güzel güldüğü için ben onu öyle seviyorum. O da bana cevap olarak “ Sen benim diğer YARIMSIN “ diye cevap verdiği için eser tam adını bulmuş oldu.

Gülüşünü Sevdiğim Diğer Yarıma isimli   kitabınızı okur gözüyle yorumlar             mısınız?
Özeleştiri istiyorum senden dediğim en yakın arkadaşım olan insanlar dahi, okumaya başlayınca “ Eleştirecek bir şeyler aradım ama bulamadım, okutuyor yani Sema” diye cevap verdiler. Ellerine aldıkları vakit bırakmadan bitirmişler ve kızımla olan hikayeler çok hoşlarına gitmiş. Hatta zaman zaman düşüş aradık fakat onu da bulamadık Sema diye eleştiriliyorum. Çoğu okuyucularım da duygusal buldular. Hüzünlenmişler.

Gülüşünü Sevdiğim Diğer Yarıma isimli   kitabınızın vermek istediği mesaj nedir?
Anneler her zorlukla mücadele eden bir gerçek kahramandır. Hi bir anne kolay kolay yenilmez bu aşkta kaybetmek yok çünkü. Geleceği biz anneler şekillendiriyoruz. Zor ama bir o kadar da "Güzel Olan" en değerli varlık evlatlarımız için yapılan her mücadele bence kadın şiddetinin çok olduğu toplumlarda  diyorum ki sadece şiddet mağduru olduğumuz zaman "Biz anneler "arkasından konuşulacak değil, aksine yaşamın İçin e  her zaman, alkışlanacak bireyleriz.

Yeni çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
Şu an ikinci kitabımı yazmaya devam ediyorum. Antoloji kitapları için yazıyorum ve çocuklarımız için annelere yol gösterici olmasını istediğim yazılarım olacak.

Covid 19 salgını sizi nasıl etkiledi?
Ekonomi ve duygusal boşluk içinde kalabildim. Toplum dışına çıkmak kendi içindeki kabuğa çekilmeye sebep olduğu için zorladı ve her gün çalıştım. İki kedim oldu. En güzel yanı bu. Sağlıkçılar çok fazla zorlandığı için hiç sevmedim bu Covit19 salgınını. Masum insanlar ölüyor  hâlâ da her ne kadar kurallara uysak da biliyorum ki gitmesi kolay olmayacak.

 
Bu haber 430 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum